menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bilim, Akıl ve Vicdan: Sandalyeden Yaratıcıya Felsefi Bir Yolculuk–35

7 0
previous day

"İnsan Başıboş mu? Hakikat Kayıt Altında!"

(TÜRKÇE VE İNGİLİZCE)

Sessizlik, odanın duvarlarına sinmişti. Sözlerin ağırlığı, düşen bir su damlasının yüzeyde bıraktığı halkalar gibi zihinlere yayılıyordu. Hakikatin kapısı aralanmıştı, fakat bu kapıdan içeri adım atmak cesaret gerektiriyordu. Gerçek, yalnızca bilinçte bir kavrayış değil, vicdanda bir karşılık bulduğunda anlam kazanıyordu.

İnançlı Kişi'nin son soruları havada asılı kalmış, odadakilerin düşüncelerine kök salmıştı: İnsan, kâinatın bir parçasıysa, onun da bir vazifesi olmalıydı. Öyleyse, bu sorumluluk neden bu kadar zor kabul ediliyordu? Gerçek, bir yük müydü, yoksa özgürlüğe açılan bir kapı mı?

Derin bir nefes alındı, bakışlar kaçamak ve bir o kadar da sorgulayıcıydı. İnançlı Kişi, herkesin yüzünde aynı tereddüdü gördü. Sessizliğin içinde, iç dünyalarda çalkalanan fırtınaları okuyabiliyordu. Zihinler, kaçınılmaz bir yüzleşmeye hazırlanıyordu.

Ve işte, bu noktada mesele artık yalnızca bir başlangıç sorunu olmaktan çıkıyor, sorumluluk sorusuna dönüşüyordu.

Gerçekten de insan başıboş olabilir miydi?

İnançlı Kişi, bir an duraksadı. Bakışlarını masadakiler üzerinde gezdirirken, sesine hem bir meydan okuma hem de bir davet yerleşti.

“Eğer başıboş değilsek, yaptıklarımız neden kaydediliyor?”

Soru, odanın içinde yankılandı. Vicdanlarda yeni bir kapı aralanmıştı. Şimdi, hakikatin daha derin sularına dalma zamanıydı…

Ve böylece, insanın varoluşundaki en büyük soruya adım adım yaklaşılırken, tartışma yepyeni bir boyut kazanıyordu.

İnançlı Kişi: Vicdanen de biliyoruz ki insan, kâinattaki diğer varlıklar gibi değildir. Sahipsiz, başıboş bir hayvan gibi olamaz. Bediüzzaman Said Nursî bu konuda şöyle der:[1]

“Ey arkadaş! İnsan da başıboş, serseri, SAHİBSİZ BİR HAYVAN değildir. Ancak onun da bütün harekât ve ef'ali yazılıyor, tesbit ediliyor ve a'malinin neticeleri HIFZEDİLİYOR.”

İnançlı Kişi, sözlerine ara verdi. Odadaki herkes bu gerçeği duyduğunda, içsel hesaplaşmaları daha da derinleşti. Sonra, bir an durdu. Gözleriyle masadakileri tek tek taradı.

İnançlı Kişi: Evet, vicdanımız da bunu söylüyor. Üstelik akılla hareket ettiğinizi ifade ediyorsunuz. O halde şu soruyu sormak istiyorum: “Neden tüm hareketlerimiz kaydediliyor?"

Deist, nefes almakta zorlandı.

İnançlı Kişi: Bilimsel veriler, kâinatta her şeyin kaydedildiğine işaret etmiyor mu? [2]

Agnostik, başını kaldırdı. Ateist, bu noktaya kadar soğukkanlıydı, ama artık bu soruların ağırlığını hissediyordu.

İnançlı Kişi: Bu, bilimsel bir gerçek. Ancak, bu konuyu daha fazla detaylandırmayacağım.

Sustu. Gözleri hâlâ Deist’teydi.

İnançlı Kişi: Çünkü görüyorum ki, bu gerçeği de bir “belirsizliğe” veya bir “sürüncemeye” bırakacaksınız.

Birkaç saniye boyunca kimse konuşmadı. Sonra, İnançlı Kişi hafifçe öne eğildi.

İnançlı Kişi: O halde size farklı ve çok daha düşündürücü başka bir şey söylemek istiyorum.

Odadakilerin nefesi kesildi.

İnançlı........

© Risale Haber