Bediüzzaman’ın Cuma Namazına Gelmemesi
Kur'ân-ı Kerimin 114 suresinden biri, Cuma suresidir. Bu surede Cuma namazı şöyle emredilir:
“Ey iman edenler! Cuma günü namaz için nida edildiğinde, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın.”[1]
İslam’ın Mekke döneminde Müslümanlar müşrik bir toplumun egemenliği altında azınlık durumunda kalmaları sebebiyle Cuma kendilerine farz kılınmamış, Medine döneminde ise doğrudan üstteki ayetle emredilmiştir. Hz. Peygamber, ilk cuma namazını hicret esnasında Medine'ye yaklaşık bir saatlik mesafedeki Rânûnâ vadisinde kıldırmıştır. O günden beri cuma namazı Müslümanlar tarafından dünyanın hemen her yerinde eda edilmektedir.
Bediüzzaman’ın Cuma’ya gelmemesi, hayatının sürgün yıllarına ait bir durumdur. O dönemde zaman zaman Cuma’ya katılmamış, evinde öğle namazını eda etmiştir. Ancak bu “Türkiye dâru’l-harbtir, burada Cuma kılınmaz” gibi bir görüşten kaynaklanmış bir hareket değildir. Kendisine bu mesele sorulduğunda şöyle cevap verir:
“Evvelâ: Ben Şafiîyim. Şafiî Mezhebinde Cuma’nın bir şartı; kırk adam imam arkasında Fatiha okumaktır. Daha başka........© Risale Haber
