menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Celal Şengör Nasreddin Hoca'yı ziyarete gelirse...

30 0
30.04.2026

Fıkra bu ya. Nasreddin Hoca'yı birgün Celal Şengör ziyaret etmiş. 'Mühim suallerle geldiğini' belirtmiş. Hoca da "Sor bakalım!" buyurmuş. Şengör sormuş: "Dünyanın ortası neresidir?" Hoca cevaplamış: "Eşeğimin ayağını bastığı yerdir." Şengör "Ne ile belli?" deyu suali ilerletince eklemiş: "İnanmazsan kendin ölç!" Sonra Şengör tekrar sormuş: "Yıldızların sayısı ne kadar?" Hoca cevaplamış: "Eşeğimin postundaki kıl kadar." Şengör yine itiraz etmiş: "Ne ile belli?" Hoca da cevabı yapıştırmış: "İnanmazsan otur say!" En son Celal Şengör "Peki hocam sakalımın kaç kılı var?" diye sormuş. Hoca da "Karakaçanın kuyruğundaki kıl kadar!" diye yanıtlamış. "Ne ile belli?" deyince de "Bunu tecrübe etmek kolay. Bir senin sakalından bir onun kuyruğundan kıl koparırız! Denk gelmezse haklı çıkarsın. Denk gelirse de benim doğru söylediğim ortaya çıkar." Elbette Şengör böyle 'can acıtıcı' bir deneyi göze alamamış. Gerçi neden alamamış? Adam deney için neleri yemeyi göze aldığını kendisi itiraf ediyor.

Görüldüğü üzere anlattığım fıkrada bir mantıksızlık buldum. Zaten fıkranın orijinalinde "Sual sahibi bilgeler müslüman oluyorlar!" deniyor. Fakat benimkinin gidişatına bakılırsa Şengör'ün müslüman olması zor. Çünkü Şengör aslında bir cevap almadı. Nasreddin Hoca suallerin yüklerini 'kuşatılamayana' attı. Son cevap hariç. Orada ise 'korkutucu bir tecrübeyi' teklif ettiği için muhatabı bunu göze alamadı. Hocanın bu fıkrasında suallerin gerçek cevapları yok. Hoca hakikatte hakiki cevapları vermekten kaçıyor. Çünkü sualleri saçma buluyor. Bunun beyanını da alaycılığıyla yapıyor. Evet. Biz de bazen böyle yaparız. Sorular cevaplamaya değmeyecek kadar saçma gelirse alaycılığımızla "Ben bu saçmalıkla uğraşmak istemiyorum!" deriz. Hicvin böyle bir fonksiyonu da vardır.

Fakat Nasreddin Hoca'nın cevaplarında başka incelik de var. O da şudur: Hoca 'kuşatılamayana dair' suallere 'yine kuşatılamayana gönderme yaparak' karşılık veriyor. Özellikle 'yıldızların sayısı' sorulduğunda verilen cevapta bu çok bariz. Soralım: Eşeğin vücudundaki kılları saymak mümkün müdür? Hayalinin bir köşesinde her insan "Neden olmasın ya?" dese de sahada kimse tecrübeye kalkmaz. Tarih boyunca kimsenin cür'et etmediği kadar müşkül bir iştir posttaki kılları saymak. (Hatta, bir zamanlar, deliyi âkilden ayırmak için böyle teklifte bulunurlarmış. Saymayı denerse aklının yerinde olmadığına hükmederlermiş. Çocukların akıl bâliğ olup........

© Risale Haber