menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hayvana Karşı İnsan Olmak

13 0
14.10.2026

Hayvanların yaşam hakları her dönem insanların düşünce dünyalarını meşgul etmiştir. Toplumların yerleşik hayata geçmeleri, tarımı keşfetmeleri ile olmuştur. İlk başta hayvanları avlayarak yaşamını sürdüren insanoğlu, tarıma geçtikten sonra hayvanların gücünden faydalanmaya başlamıştır.

İnsanların tarım üzerinden medenileştiği düşüncesi vardır. Fakat hayvanları evcilleştiren, onların etinden, sütünden yararlanın ve hatta onları taşımacılıkta kullanan konargöçer toplumlar da tarıma bağlı yaşayan insanlar kadar geleceklerini garanti altına almış, onlar da yarın kaygısı yaşamadan medeniyetin temellerini atmıştır.

Aynı ekolojik çevrede yaşayan insanlarla hayvanlar arasındaki rekabet daima var olmuştur. İnsanlar, evcilleştirebildikleri hayvanları her alanda sömürdükten sonra en sonunda,  evcilleştiremedikleri hayvanları en başta öldürmüş,  bunu da akıllarının olmasına bağlamıştır. Birçok filozof da bu konuda benzer düşünce içerisine girmiştir.

Descartes hayvanların acıyı ve hazzı hissetmedikleri için onların ruhunun olmadığını, ruhları olmadığı için bilinçlerinin de olmadığını ileri sürmüş ve bu nedenle insanların onları kullanma hakkının olduğunu dile getirmiştir.

Hayvan hakları konusunda Descartes ile hemen hemen aynı fikre sahip olan Alman filozof Kant da hayvanların aklı olmadığı için insanların onları istediği gibi kullanma hakkına sahip olduğunu iddia etmiştir.

Tarih boyunca tüm medeniyetler insanı en yüce bir varlık olarak görmüş........

© Pusula Gazetesi