TALİBAN ŞERİATI
Geçen hafta ülkemizde Medeni Kanun'un kabülünün 100.yılını kutlarken, Taliban yönetimdeki Afganistan'da yeni ceza kanunu yürürlüğe geçti.
100 yıl önce kabül edilen yasayla ,kadın-erkek eşitliği sağlanmış,evlilikte resmi nikah zorunlu kılınmış,tek eşle evlilik esas alınmış,kadınlara istedikleri mesleğe girme hakkı tanınmış,mahkemelerde tanıklık yapma,miras ve boşanma konularında kadın -erkek eşit hale getirilmişti.
21.yüzyıl dünyasında Afganistan'da çıkarılan yeni yasayla, bir kadının kocası tarafından kemiklerinin kırılmadığı ve açık yara oluşmadığı müddetçe dayak yemesinin suç teşkil etmeyeceği açıklandı.
Özetle, koca attığı dayakla eşinin kemiklerini kırmayıp,açık yara oluşturmadığı müddetçe hesap vermeyecek.
Yine, bu yasaya göre, bir kadın eşinden izinsiz akrabalarının yanına gitmişse, 3 ay hapis yatma cezası ile cezalandırılacakmış.
İşin ilginç yanı, toplumun ; alimler,seçkinler (tüccar,memur) ,orta sınıf ve alt sınıf şeklinde dörde ayrılmış olması ve cezaların sınıflara göre farklılık göstermesiymiş.
Bir suçu, alim veya seçkin işlemişse cezası nasihat ,orta sınıf işlemişse cezası hapis,alt sınıf işlemişse cezası hem hapis, hem fiziksel şiddet uygulaması şeklindeymiş.
İslam,insanlar arasında eşitliği sağlayacağını ve adaleti üstün tutacağını söleyerek dünyaya seslenmişti.
Sınıflara karşı mücadele eden ve bunu başaran İslam'ın sözde savunucularının bu gün geldiği nokta cahiliye dönemini hatırlatmaktadır.
Rivayet edilirki Hz.Resulullah, Bilal-i Habeş'le birlikte yolda yürürken karşılarına Ebu Cehil çıkmış.Ebu Cehil, Hz. Resulullah'a " Ey Muhammed ,sen bu siyahi köleylemi arkadaşlık ediyorsun? Onunla aynı sofrayamı oturuyorsun?" diye küçümseyici bir şekilde sorduğunda Hz. Resulullah "Evet o benim kardeşimdir, birlikte yiyip içiyoruz, aramızda hiç bir sorun yok" dediğinde; Ebu Cehil ,kendini üstün görmenin ukalalığıyla "beni siyahi bir köleyle eşit tutan dine yuh olsun "deyip suratını asıp hiddetle oradan uzaklaşmış.
Bugün Afganistan'da yaşanan Taliban kafasının İslamiyeti ne şekilde anladığını ve dünyaya bu ilkel görüşlerini İslam diye sunduğunu görüyor ve müslümanlar olarak bu görüntülerden utanç duyuyoruz.
Toplumu dört sınıfa ayıran bu ilkel kafalar, İslam peygamberi Hz. Muhammed'in" sizden öncekiler, seçkinler suç işledikleri zaman onların yaptıklarını örtbas ederlerdi. Alt sınıftan birileri aynı suçu işledikleri zaman onlara en ağır cezaları verirlerdi. İşte bu uygulama onları helak etti. Vallahi suç işleyen peygamberin kızı Fatma dahi olsa cezasını terettüt etmeden veririm" dediğini nasıl yorumladılar .
Kuruluşlarını emperyalist ülkelerin yaptığı bu tür İslami örgütler, çağ dışı uygulamalarıyla İslam'a ve insanlığa en büyük darbeyi vuruyorlar.
Osmanlıyı yıkanlarda " şeriat isteriz" diye ayaklanan bu kafalardı.
Afganistan'dan milyonlarca insanın vatanlarını terk edip,ölümleri pahasına Hırıstiyan dünyasına koşmaları elbetteki sebepsiz değildir.
İslam coğrafyasının muhtelif devletlerinde bu tür uygulamaları ve kafa yapılarını gördükçe demokratik,laik ,sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nin ne kadar anlamlı bir felsefeyle kurulduğuna şahit oluyoruz.
Kadını yok hükmünde sayan, hertürlü dini algılamayı kadın üzerinden yorumlayan,yaşamı sadece cinsellikte gören, uyuşturucuyu çekip, kadının bir tek saçının görünmesini din sayan ,adaleti,insan haklarına saygıyı,sevgiyi ve barışı aklından geçirmeyen bir zihniyetin, gücü eline geçirdiğinde neler yapacağının özeti olan Taliban Şeriatı , İslamiyet adına ortaya çıkmış kötü bir örnektir.
İftar sonrası gittiğim diş kliniğinde tedavimi yapan genç bayan diş hekiminin özenli çalışmasını izlerken, aklımdan; Afganistan'da kafese tıkılan, toplum dışına itilen kadınlarla, Türkiye Cumhuriyeti'nin verdiği imkanlarla her türlü makam ve mevkiye gelen bayanlarımızı düşünüp, onlara bu özgür alanı açan Mustafa Kemal ve kurucu iradye saygılarımı bir kez daha sundum.
