Yasadan Sonra
Silahlı çatışmanın nihayet ufuktan çıkıyor oluşuna işaret etmesi hasebiyle heyecan verici olmakla beraber, yasanın çıkmış olması, ilgililerinin de teslim ettiği üzere, çıkılan uzunca bir yolda atılan ilk adım.
PKK’nin silahsızlanma ve fesih kararı almasının üzerinden aşağı yukarı bir sene, Meclis komisyonunun çalışmalarını tamamlayıp raporunu yayımlamasının üzerinden altı ay geçtikten sonra da olsa, beklenen “eve dönüş” yasası çıktı. Çerçeve Yasa olarak anılan düzenlemeyle birlikte Türkiye devleti, PKK’nin “silahtan siyasete geçiyoruz” adımına karşı ilk esaslı adımını atmış oldu. Eksiğine gediğine rağmen heyecan verici, büyük iş. Hayırlı olsun.
Silahlı çatışmanın nihayet ufuktan çıkıyor oluşuna işaret etmesi hasebiyle heyecan verici olmakla beraber, yasanın çıkmış olması, başta Öcalan olmak üzere ilgililerinin de teslim ettiği üzere, çıkılan uzunca bir yolda atılan ilk adım. Hem bizzat yasayla hedeflenen Kürt sorununda çatışmalı halin kesinkes son bulması, hem de Kürt sorununun bir kez daha çatışma üretebilir olmaktan çıkarılması için küçüklü büyüklü başka adımlarla desteklenmesi gereken bir ilk adım. Yasanın çıktığı günden ileriye bakıldığında bu ilk adımı takip etmesi gereken diğer adımlar kabaca şunlar: Yasanın devreye girmesi için gereken tespit ve teyit sürecini uzatıp, sündürmemek; yasayla amaçlanan feshin tamamlanıp, eve dönüşlerin gerçekleşmesi için ihtiyaç duyulan siyasi atmosferi oluşturacak demokratikleşme adımlarını atmak ve nihayet, uzun vadede Kürt sorununun kök sebebini ortadan kaldırmak üzere Kürt kimliğinin tanınıp, sürdürülmesini sağlayacak reformları yapmak.
Bölgesel durumun yarattığı risklerin büyüklüğünü, ülkeyi elli senedir uğraştıran çatışmanın nihayet sonlandırılabilir olmasının çekiciliğini hesaba katınca, “Yasayla atılan ilk adımı illa ki bu başka adımlar takip eder demek” mümkün. Ancak, işlere Türkiye devletinin büyük siyasi meselelerini çözmeyip sündürmekteki maharetinin yanına bu ilk yasanın çıkmış olmasının bile iki seneyi bulmuş olmasını ve Erdoğan’ın “süreci” seçim ve yeni anayasa hesaplarının malzemesi kılma eğilimini ekleyerek bakınca, başka adımlar illa ki, hele de uyarınca ve zamanında atılır demek o kadar kolay değil.
Kürt siyaseti açısından bakıldığında “bu halde ne yapmak gerekir” sorusuna pırıltılı bir cevap vermek kolay değil. Hele de Kürt siyasetiyle devlet ve iktidar arasındaki imkân ve cüsse farkını düşününce. Ancak işlerin akışının düzenlenmesi hepten devletin ve Erdoğan’ın insaf ve keyfine bırakılamayacağına göre, “Peki ne yapmak gerekir?” sorusunun pırıltılı olmazsa da vasat bir cevabı şu olabilir belki: İşin, oyunun, siyasetin içinde kalmak, Kürt siyasetinin şimdiye kadar takip ettiği hattı düşünürsek, aslında siyasete dönmek; kullanılmamış ya da az kullanılmış yolları deneyerek hem Kürt hem de Türk kamuoyunda “başka adımlar atılması gerekir” diyenlerin sayısını ve........
