Büyük Resim: Monarşiden “Başbakanlık Rejimi”ne
İngiltere, son 100 yılda savaş imparatorluğundan hizmet ekonomisine geçerken başbakanlık koltuğu da defalarca el değiştirdi; ama asıl kırılma, 1979 Thatcher – 1997 Blair – 2016 Brexit üçgeninde yoğunlaştı. Keir Starmer’a gelene kadar her başbakan, Westminster’de sadece hükümeti değil, ülkenin ekonomik modelini de yeniden yazdı.
19. yüzyıl sonu – 2. Dünya Savaşı: Aristokrat, imparatorluk odaklı başbakanlar
1945 sonrası: Refah devleti, milli sağlık sistemi (NHS), yüksek vergiler
1979 sonrası: Thatcher ile neoliberal dönüşüm, özelleştirmeler
1997 sonrası: Blair ile “New Labour”, piyasa dostu sol görüş
2016 sonrası: Brexit, kronik siyasi istikrarsızlık, sık başbakan değişimi
Bugünkü tabloyu anlamak için son 70 yıla odaklanmak en anlamlısı.
Savaş Sonrası: Refah Devleti Kurucuları
Clement Attlee (1945–1951, Labour)
2. Dünya Savaşı sonrası dönemde NHS’nin kurulması, geniş kapsamlı sosyal güvenlik, büyük ölçekli kamulaştırmalar (kömür, çelik, demiryolları)
Ekonomi: Yüksek vergi, yüksek kamu harcaması, “refah devleti” modeli
Etki: İngiltere’de hem Muhafazakârlar hem Labour için ortak merkez çizgiyi belirledi
Winston Churchill (1951–1955, Conservative) & halefleri (Eden, Macmillan, Douglas-Home)
Savaştaki liderliğine rağmen iç politikada Attlee’nin refah devleti mirasını büyük ölçüde korudu
1950–60’lar: Görece istikrarlı büyüme, imparatorluğun çözülmesi, “Butskellism” denen merkezci karma ekonomi
1970’ler: Enflasyon, Grevler ve Dönüşüm Eşiği
Harold Wilson & James Callaghan (Labour)
Yüksek enflasyon, güçlü sendikalar, sık grevler, IMF’den borç alınan 1976 krizi.
“Winter of Discontent” (1978–79) ile kamu hizmetlerinde kaos; bu ortam Thatcher devrinin kapısını açtı.
Thatcher Devrimi: Neoliberal Şok
Margaret Thatcher (1979–1990, Conservative)
Devlet şirketlerinin özelleştirilmesi (telekom, enerji, havayolu vb.)
Sendika gücünün kırılması
Finansal serbestleşme (özellikle 1986 “Big Bang” reformu)
Gelir vergilerinde düşüş, dolaylı vergilerde artış
Enflasyon kontrol altına alındı, verimlilik ve finans sektörü güçlendi
Ama aynı anda bölgesel eşitsizlikler ve sanayi bölgelerinde işsizlik patladı
Piyasalar açısından: Londra’nın küresel finans merkezi rolü bu........
