FIRTINA TEPESİ VE ARNAVUT İNADI
Yazıma bir anekdot ile başlamak istiyorum.
Yer Fatih’te ÜLKÜCÜLERİN mekânı olarak
Bilinen bir kahvehane.
PKK terörünün en azgın olduğu yıllar
Dışarıda kar yağıyor.
Bu soğuk havada hırpani Doğu kılıklı üç kişi içeri girip,
TV karşısında haberleri seyretmeye başlıyorlar.
Bu arada televizyondan ŞEHİT haberleri veriliyor.
Ve bu üç arkadaş bu haberleri gülerek,
Kıkırdayarak seyrediyorlar.
İşte o anda hemen arka masalarında ki,
Boylu poslu üç genç ayağa kalkıyor,
Siz bizim ŞEHİDİMİZE nasıl gülersiniz diyerek,
Bu sapkınları eşek sudan gelene kadar dövüp,
Dışarıya karın içine atıyorlar.
İlgimi çekti bu üç delikanlıya sordum;
Abi biz Arnavut ”uz, bu vatanın ekmeğini yiyoruz.
Vatan için kanını dökenlere, bu alçakların gülmelerine
Dayanamadık. Hadlerini bildirdik”.
Ne diyelim ellerine sağlık bu aslanların.
Gönül dostları bugün,
Bir evladı Fatiha’nı,
Bir kahramanlık manzumesini.
Mücadelenin önünde hiçbir engelin duramayacağını,
Örnekleri ile yazmak istiyorum.
Yazımızın başkahramanı Kazım Doday.
Sonra ki adıyla Fırtına........
