GERÇEKLERİ KONUŞABİLMEK!
Ne desen ne etsen ne konuşsan sıkıntı; kurduğunun her cümlenin altında mutlaka bir alt niyet, fesatlık aranır.
Şöyle rahat bir cümle kurma, doğru bilgileri dile getirme şansın hiç yok.
Bu ülkede sanırım en zor iş gerçekleri konuşabilmek.
Birileri ile konuşurken kurduğun her cümlenin iyi düşünülüp, doğru tartılması ona göre konuşulması gerekmektedir.
Doğal bir konuşmadan elli tane mana çıkartmak ülkemiz insanına has olsa gerek…
En kötüsü ne biliyor musunuz?
Tarihi bir tespit yapamaya kalksanız, başlıyorlar…
Sen ne demek istiyorsun?
Sen kasıtlı yapıyorsun bu yorumu…
İyi de tarihin gerçeklerini, olduğu gibi konuşmak ya da anlatmak ne ise onu dile getirmek ne birilerini gömmektir, nede kötülemektir.
İnanın, “Cumhuriyet 1923’te kuruldu.” demekten bile korkuyor insan, acaba bunun altında bir kötü niyet aranır mı? Diye.
Rahat rahat Osmanlı’yı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş hikâyesini konuşmak bile sıkıntı yaşıyoruz.
Köylüler üzerine bir tespit yapmaya gör, başlıyorlar…
Köylülere ne demek istiyorsun?
Sen köylülere cahil mi diyorsun?
Köylüler medeniyetten uzak........
