menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tarladaki emekçi dervişten ekrandaki fenomen hocaya

471 0
yesterday

Tarih kitapları çoğu zaman devletleri, savaşları ve hükümdarları anlatır. Oysa halkların gerçek hikayesi, gündelik yaşamın içinde kurulan ilişkilerde saklıdır.

Bir ülkenin geçmişini anlamak için yalnızca fermanlara, vergi defterlerine ya da saray kayıtlarına bakmak yetmez, köy yollarında dolaşan insanlara, pazar yerlerine ve yerel dayanışma biçimlerine bakmak gerekir…

13’üncü yüzyıl başından itibaren Anadolu’da görünür hale gelen sufi dervişler, yalnızca İslami öğretiler yayan kişiler değildi. Hacım Sultan, Otman Baba, Koyun Baba gibi dervişler köyden köye dolaştı, halkın arasında yaşadı ve gündelik hayatın yükünü paylaştı. Köylülerle birlikte tarlaya-bağa-bahçeye emek verdi, yol-köprü yapımında ya da sulama işlerine yardım etti...

Bu durum onları sıradan bir din adamından ayırdı. Derviş, köye dışarıdan gelip vaaz veren biri değil, köylünün sofrasına oturan, aynı işi yapan, aynı yorgunluğu yaşayan kişiydi...

Bu nedenle sözleri yalnızca dini otoriteden değil, kurduğu insani ilişkiden güç aldı...

Evet sufi hareketler Anadolu’da yalnızca inanç dünyasını değil, toplumsal hayatı da derinden etkiledi. İnsanlara sadece neye inanacaklarını anlatmadılar, nasıl birlikte yaşayacaklarını gösterdiler…

Konuyu şuraya getireceğim:

BUGÜNÜN DİN AKTÖRLERİ

Bugün ise karşımızda bambaşka bir dini ve toplumsal manzara var:

Bir zamanlar köyden köye dolaşan, halkın gündelik hayatına karışan, emeği paylaşan kanaatkar dervişlerin yerini bugün büyük ölçüde ekranlarda yaşayan dini figürler........

© OdaTV