132 yıllık örtü kalktı, hikâye ekrana taşındı: Osman Hamdi Bey’in fırçasından modern bir diziye
TRT’nin paralı platformu tabii’de izleyiciyle buluşan ve toplam 8 bölümden oluşan “P.A.Y.” dizisi, Osman Hamdi Bey’e ait bir tablonun kaybolmasıyla başlayan olayları konu alıyor. Yönetmenliğini ve senaristliğini Süleyman Mert Özdemir’in üstlendiği yapımda başrolleri Birkan Sokullu, Devrim Özkan, Zafer Algöz ve Serdar Orçin paylaşıyor. Peki neden Osman Hamdi Bey? Soruyu Süleyman Mert Özdemir'e sordum.
Tablo ve Diziye Kattığı Derinlik
“Osmanlı ressamı ve arkeolog Osman Hamdi Bey’in o meşhur tablosunda, aslında Yeşil Cami’nin önünde bulunmayan bir merdiven detayı vardır. Ben bu detayı her zaman çok çarpıcı buldum; çünkü bu küçük müdahale, tabloya görünmeyen bir derinlik kazandırır. İzleyiciye, gördüğünün ötesinde bir hikâye olduğunu hissettirir, Pay dizisini kurarken de tam olarak bu fikri, bir metafor olarak aldım” diyor. Karakterlerin görünenin çok ötesine uzanan, katmanlı hikâyelere sahip olduğunu söylüyor.
Her Yeni Bir Dizi Gibi
Pay dizisinin sekiz bölümlük, antolojik bir yapısı olduğunu belirtiyor; “Her bölümün oyuncu kadrosu, hikâyesi, sinematografisi ve rejisi birbirinden tamamen farklı. Ama bu hikâyeler kopuk değil; aksine görünmeyen bağlarla birbirine ekleniyor. Örneğin ikinci bölümde tanık olduğumuz bir kazanın diğer tarafını, dördüncü bölümde izliyoruz. Ya da ilk bölümde karşımıza çıkan gizemli bir karakterin, aslında sekizinci bölümün merkezinde olduğunu sonradan fark ediyoruz”. Hikaye bir depoda yolları kesişen, sekiz karakterin oraya nasıl geldiklerini anlatan, oldukça girift bir kurgu.
“Türler açısından da bilinçli bir çeşitlilik var. Bir bölüm entrika üzerine kurulu, iki bölüm komediye yaslanıyor. Bir bölüm tamamen aksiyon, bir diğeri sert bir polisiye. Hatta TRT ekranlarında çok alışık olunmayan, siyah-beyaz ve arthouse bir bölümümüz de var” diyor Süleyman Mert Özdemir. İzleyici izlerken sanki her bölüm farklı bir yönetmenin elinden çıkmış gibi hissedecek.
Her Bölümün Ayrı Bir Adı Var
Sekiz bölümün her biri 30-45 dakika süren bir yapı içinde, altı haftalık yoğun bir çekim takvimiyle tamamladık” diyor Süleyman Mert Özdemir. Her bölümün kendi içinde bir adı var; “Dizinin adı Pay olduğu için bölüm isimlerini de bu fikri taşıyacak şekilde seçtik: “Dudak Payı”, “Aslan Payı”, “Risk Payı” gibi. Türkiye’de alışılmış anlatıların biraz dışına çıkarak, daha parçalı ama birbirine bağlı bir yapı kurmak istedik. Bu anlamda Pay, klasik işlerden farklı bir yerde duruyor" diyor, Özdemir. Dizinin merkezindeki Osman Hamdi Bey'in hikayesine gidelim istedim. Tablolarının yolculuğu, gizemli bir ressamın hikayesi.
132 YIL SAKLANAN TABLO
Osman Hamdi Bey’in “Yeşil Cami Önü” tablosu uzun yıllar boyunca Gebze Belediye Başkanı Mustafa Zeki Bey’in aile koleksiyonunda saklandı. Tablo ev ortamında korunarak bir örtü altında tutuldu, aileye gelen misafirlere dahi gösterilmedi ve hiçbir sergide yer almadı. Bu nedenle eser yaklaşık 132 yıl boyunca kamuoyunun ve sanat çevrelerinin erişiminden uzak kaldı ve müzayede süreciyle birlikte ilk kez yeniden görünür hale geldi.
KAYIP ESERLERİN ORTAYA ÇIKIŞI
Osman Hamdi Bey’in eserleri arasında benzer şekilde uzun süre kayıp kabul edilen örnekler de bulunur. “Cami Kapısında” adlı tablo yıllarca kayıp olarak bilindikten sonra 2005 yılında yeniden keşfedilmiş ve Londra’da düzenlenen bir müzayedede 3 milyon 678 bin sterline satılmıştır.
“Yeşil Cami Önü” tablosu 10 milyon TL açılış fiyatıyla müzayedeye çıkarılmış ve 13 milyon 509 bin TL’ye satılarak Türkiye’de bir tablo için ödenen en yüksek rakama ulaşmıştır. 185 x 100 cm boyutlarındaki eser, 16 figürlü kompozisyonuyla Osmanlı mimarisinin detaylarını ve gündelik yaşam sahnelerini bir arada sunmaktadır. Beşir Ayvazoğlu’nun Karar gazetesinde yayımlanan yazısında da belirtildiği üzere, Osman Hamdi Bey’in özellikle Bursa Yeşil Cami’ye duyduğu ilgi bu eserlerin ortaya çıkışında belirleyici unsurlardan biridir.
Osman Hamdi Bey’in eserleri farklı dönemlerde yüksek bedellerle satılmıştır. “Kaplumbağa Terbiyecisi”, 2004 yılında 5.5 milyon TL’ye, “İstanbul Hanımefendisi” 6.5 milyon dolara, “Kuran Okuyan Adam” 3 milyon pounda alıcı bulmuştur.
REKLAM HEPİMİZİ GERDİ
Küçük ev aletleri markasının reklamı olay oldu. Anneliği yerlerde süründürüyor iddiası ile ‘bir kesim’ tarafından yerden yere vuruldu. Ev ahalisi izledi. “Anlatmak istediğini anlatırken........
