menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nâzım Hikmet'in teyzesine aşık oldu: Size Vâ-Nû’yu anlatayım

7 0
latest

Okumanın benim için nefes almak kadar tabii bir şey olduğunu artık biliyorsunuz diye düşünüyorum çocuklar. Çalışma masamda olduğu kadar gün içinde vaktimin geçtiği hemen her yerde kitaplarım var benim, dinlenerek, özümseyerek okurum satırları.

O kitaplardan biri, bir diğerine geçmeme vesile oldu, burada Tuncay Birkan’ın editörlüğünün hakkını vermek elzem: Öylesine güzel toparlıyor ki konuları, misal, Dünya ile Devlet Arasında Türk Muharriri’ni okurken hemen diğer çalışmalarına geçmek istedim.

Onlardan biri Vâ-Nû’yu anlatıyor, pek çok kimsenin Nâzım Hikmet’in hayatını kaleme alan dostu olarak tanıdığı Vâlâ Nureddin’i… Halbuki o uzun seneler yazarlık yapan bir isimdi. Fıkracılık derlerdi o dönem yazı yazanlara. Haldun Taner onun için “On beş hatta yirmi yıl boyu Türk basınının bir numaralı fıkracısı kaldı” diyor, Tuncay Birkan bu sürenin yirmi beş - otuz yıla uzatılması gerektiğini belirtiyor.

Size Nâzım’ı “Bu Dünyadan Nâzım Geçti” ile anlatan Vâ-Nû’yu anlatayım:Vâ-Nû, asıl adıyla Vâlâ Nureddin, 1901 yılının ilk aylarında Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde dünyaya gelmiş. Babası Mehmet Nureddin, devletin üst düzey bürokratlarından biriymiş; Selanik ve Beyrut gibi önemli şehirlerde görev yapmış. Bu nedenle Vâ-Nû’nun çocukluğu, imparatorluğun çokkültürlü coğrafyasında geçmiş. Selanik’in kozmopolit yapısı ve Beyrut’un farklı etnik-dini unsurları, onun erken yaşta geniş bir kültürel ufuk kazanmasını sağlamış.

Galatasaray Lisesi’nde okumuş Vâ-Nû, burada aldığı Fransızca eğitim sayesinde Batı edebiyatını yakından tanımış.

Mezun olduktan sonra bursla Viyana Ticaret Akademisi’nde bankacılık eğitimi alıyor. Lakin maddi sıkıntılar nedeniyle İstanbul’a dönüyor.

Bir süre mecburen İtibar-ı Milli Bankası’nda memurluk yapmış olsa da aklı şiirde kaldığı için bırakmış: Celal Sahir, Yusuf Ziya ve Orhan Seyfi ile Birinci Kitap bu döneme denk geliyor.

MOSKOVA YILLARILakin, Birinci Dünya Savaşı dönemi, İstanbul yabancı asker işgali altında… İttihat ve Terakki ileri gelenleri ile yurt dışına kaçıyor. Lakin Milli Mücadele için kısa süre sonra dönüyor, Nâzım da yanında… İstanbul, Ankara, Bolu derken ikisi Rusya’da gitmeye karar veriyor.

Moskova yılları, Vâ-Nû için dönüm noktası gibi çocuklar. Kıtlığı yaşıyor, Troçkist-Leninist fikirler arasında gidip geliyor. Sağlığı da bozuluyor burada, ağır hastalıklar geçiriyor. Hatta evleniyor, daha sonra mahlas olarak kullandığı Hatice Süreyya, bu evliliğinden doğan kızının adı.

Velhasıl, üniversiteyi Moskova’da bitirdikten sonra İstanbul’a dönüyor Vâ-Nû, lakin komünist üniversitede tahsil gördüğü için memur olamıyor. Yazı yazarak, tercüme yaparak geçiniyor. Gazeteciliğe de bu dönemde başlıyor: Önce Vakit, sonra Akşam Gazetesi’nde…

YASAK AŞK NEDENİYLE ÖLÜMDEN DÖNDÜGazetecilik yaptığı dönemde ölümden dönüyor çocuklar... Hem de bir gönül meselesi yüzünden…

Sonraki kuşakların Gönül Yazar’la yaşadığı aşk ile tanıdığı eski milletvekili Şevket Mocan o dönem tüccar, Nâzım’ın teyzesi Sara Hanım ile evli…

Sara Hanım, Hasan Enver Paşa’nın kızı…

Vâ-Nû’nun Sara Hanım’la aşk yaşadığını düşünen Şevket Mocan, Babıâli Yokuşu’nda silahını çekiyor ve ateş ediyor. Lakin, yanlışlıkla bir başka gazete çalışanını vuruyor. Bunun sebebi olarak gözlerinin şehlalığı anlatılır hatta...

Nisan ayında vuku bulan hadiseden kısa süre sonra Akşam Gazetesi Vâ-Nû’yu uzunca bir yurt dışı seyahatine gönderiyor. Suriye, Beyrut, Paris… Geziyor Vâ-Nû, izlenimleri düzenli olarak yayımlanıyor.

Vâ-Nû ile Nazım Hikmet’in bir dönem küs kalmalarının bu yasak aşk mevzusu ile bir ilgisi var mı, o hala bilinmiyor çocuklar…

ÇİZGİSİNİ KORUDUAkşam başta olmak üzere Cumhuriyet, Tercüman, Havadis, Zafer, Meydan ve Haber gibi farklı gazetelerde yazılar kaleme aldı Vâ-Nû... Okurdum, yazılarında siyaset, toplum, kültür ve edebiyat iç içe geçer. Dönemin sert politik atmosferine rağmen yazmayı sürdürdü; zaman zaman eleştirildi, zaman zaman dışlandı ama kendi çizgisini korudu.

1960 sonrasında daha çok sağ eğilimli gazetelerde yazması tartışma yarattı, ammavelakin bu yayınlarda dahi bağımsız tutumunu terk etmemişti.

Vâ-Nû’nun hayatındaki önemli başlıklardan biridir Nâzım Hikmet... 1965 yılında “Bu Dünyadan Nâzım Geçti” kitabını tamamladıktan sonra sağlığı giderek bozuldu. Gazeteciliği de o dönem bırakmak zorunda kaldı.

1967 yılında hayatını kaybetti.

Mezar taşında, dostu Nâzım Hikmet’in “Güzelim dünya elveda ve merhaba kâinat!” dizeleri var…

Yazıları ve Nâzım anlatılarını bildiğim Vâ-Nû’ya dair bunca bilgiyi, yazımın başında bahsettiğim Tuncay Birkan’ın “Fikir ve Sanat Alemimize Bu Hürriyet Kâfi Değildir” kitabıyla hakim oldum. Sizlerin de okumanızı tavsiye ederim çocuklar.

Haydi, öptüm gözlerinizden


© OdaTV