menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası’nda “Halk Sağlığı” Anlayışını Geniş Boyutlarıyla Anlamaya Çalışmak

9 0
03.09.2026

3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası’nda “Halk Sağlığı” Anlayışını Geniş Boyutlarıyla Anlamaya Çalışmak

3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası’nda “Halk Sağlığı” Anlayışını Geniş Boyutlarıyla Anlamaya Çalışmak
T.C. İzmir Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü resmî kurumlara “3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası” konulu bir yazı gönderdi. Üniversitemize, tıp fakültemize ve Halk Sağlığı Anabilim dalımıza yazı ulaştı. Sağlık Bakanlığımız bu yazıyı tüm illere gönderdi elbet. Bir tıp akademisyeni ve halk sağlığı uzmanı olarak yazının gereği için resmi yoldan görevimizi yaptık. Bu yazı ile okurlarımızı da konu hakkında bilgilendirmek boynumuzun borcu.
Yazının içeriğini olduğu gibi aktarıyorum:
“Halk sağlığının ve koruyucu sağlık hizmetlerinin önemini vurgulamak, yürütülen çalışmaları görünür kılarak toplumun farkındalığını artırmak amacıyla ülkemizde her yıl 3-9 Eylül tarihleri arasında Halk Sağlığı Haftası kutlanmaktadır.

Bu yıl yapılacak olan Halk Sağlığı Haftasının ana teması “Her Gün Halk Sağlığı” olarak belirlenmiş olup, “Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü” ve “Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği” koordinasyonunda hafta boyunca gerçekleştirilecek etkinlikler aşağıda belirtilen temalar doğrultusunda düzenlenecektir:
7 Güne 7 Tema
1. Gün "Sağlıklı Anne, Sağlıklı Nesil"
2. Gün "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek"
3. Gün "Bilgiyi Sorgula, Kaynağı Doğrula, Sağlığını Aşı ile Koru"
4. Gün "Kaybetmeden Fark Et"
5. Gün "Sağlıkla Yaş Al, Sağlıklı Kal"
6. Gün "Bedenini Dinle Harekete Geç"
7. Gün "Kanserde Erken Teşhis Hayat Kurtarır"
Bu kapsamda (https://transfer.saglik.gov.tr/index.php/s/W263AY2YKxKTCDy) linkte yer alan kamu spotlarının kurumunuzda, ilgili günlerde yayınlanarak tüm personelin bilgilendirilmesinin sağlanması hususunda;
Gereğini arz ederim.”
**
Elbette bütün temalar önemli ve halkımızda bilinç düzeyinin ve farkındalığın arttırılması için verilen çabaların değeri yadsınamaz. Ancak Halk Sağlığı, halkın sağlığı, toplum sağlığı, koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelenmesi, birinci basamak sağlık kuruluşlarının gerçekten ilk başvuru yeri olması ve sağlık sorunlarının çoğuna çare olması, yukarıda sayılan temel sağlık hizmetlerinin kamusal bir hizmet olarak sunulmasına verilen önem vb. gerçekten sağlık politikalarının temelini mi oluşturuyor?

Halkımız gerçekten kamusal sağlık hizmetlerinin değerini bilip sahipleniyor mu yoksa hastalandığında mı sağlık hizmetlerini aklına getiriyor? Hastalanınca tedavi edici sağlık hizmetlerini hastanelerde mi arıyor ve devlet hastaneleri yerine özel hastaneleri mi tercih ediyor? Sağlıkta kaliteli hizmet için sağlığın özelleştirilmesi mi gerekiyor?

Hekimlerimizin ve diğer sağlık emekçilerimizin sağlık politikalarına ve sağlık hizmetlerine bakışı nedir? Halkın sağlığı için koruyucu sağlık hizmetlerinin özellikle birinci basamak sağlı kurum ve kuruluşlarında verilmesini önemsiyorlar mı? İkinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan sağlıkçılar birinci basamakta çalışanlarla koordineli mi çalışıyor, sağlık hizmetlerinin entegrasyonu iyi mi?
Yukarıdaki temalar üzerinden örneklendirirsek; "Sağlıklı Anne, Sağlıklı Nesil" ve "Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek" açısından aile sağlığı merkezlerinde verilen hizmetler; gebelik tespiti, gebe izlemleri, doğum öncesi bakım, doğumun sağlıklı gerçekleştirilmesi, doğum sonrası bakım, bebek izlemi, yenidoğan tarama programının uygulanması, anne sütü ile beslenmenin özendirilmesi, çocukluk aşı takvimine uygun bağışıklama hizmetlerinin verilmesi vb. hizmetler ile kadın sağlığı ve çocuk sağlığı açısından verilen tedaviye yönelik hastane hizmetleri arasında etkin bir koordinasyon ve entegrasyon var diyebilir miyiz?
Ülkemiz için sağlık emekçilerinin çabalarını, verilen emeği yadsımıyoruz, çok çalışılıyor, ancak verim alınmasında sorunlar olduğunu düşünüyoruz.

Bunun nedenleri sağlıkçılarımızın çalışmasında ya da Bakanlığımızın yürüttüğü programlarda değil. Sorun küresel boyutta!

Küreselleşmenin kıskacında haltan, halkın sağlığından söz ediyoruz… Ve tam anlamda güdük bir halk sağlığı anlayışına indirgeniyor bilincimiz… Halk Sağlığı çabaları sağlım hizmetleri içerisinde herhangi bir kümede sunulan hizmetler değildir, bir bütünün küçük bir kısmı değildir. Halk sağlığının tarihçesine baktığınızda hayatın merkezine oturan, bütüncül bir yaklaşımı görürsünüz!

Halk Sağlığı bir hafta içerisinde anımsanıp geçilecek bir konu değildir. Hayatın tamamına, her gün ve her an’a yansıyan bir yaşam biçimidir. Herkesi ilgilendirir ve birey olarak herkese sorumluluk yükler ve görevlerin yerine getirilmesini ister. Toplu olarak görevlerimiz vardır, sosyal devlet olması ve devletin halk sağlığı için görevleri vardır. İsterseniz Cumhuriyetimizin başına gidin ve 1930 tarihli, halen yürürlükte Umumi Hıfzısıhha

Kanunumuzu açıp okuyun. Göreceksiniz.

Bugün, dünyayı etkisi altına alan küreselci zihniyetin kıskacı altında toplumlar, aile yapısı dahil parçalanma riski altındadır ve insanların toplumdan soyutlanarak bireyler haline getirilmesi amaçlanmaktadır. Çok soyut kalacak böyle söyleyince, yazıyı uzatmamak için örneklendirmeyeceğim. Halk sağlığının nasıl olması gerektiğine dair birkaç cümle söylediğimizde anlaşılır olmasını umuyorum.

Toplumu ilgilendiren; en çok görülen, en çok öldüren ve en çok sakat bırakan hastalıklar ve sağlık sorunları halk sağlığı sorunları olarak tespit edilir. Bunlara yönelik olarak koruyucu sağlık hizmetleri ve sağlığın geliştirilmesi programları planlanır ve uygulamaya geçirilir. Bu hizmetler sadece Sağlık Bakanlığının yürüteceği ve altından kalkabileceği programlar değildir. Her konuda, devletin tüm bakanlıkları ve kurumları görevlerini alır. Bunun dışında halk sağlığı çabalarının yürütülmesinde yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, gönüllülere kadar herkese görevler düşer. Koordinasyon ve iş birliği esastır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin düzeyleri var: Önce temel koruma ele alınacak.

SAĞLIKLI ve RİSK taşımayan bireylere, topluma yönelik olarak başta halkın sağlık eğitimi olmak üzere hizmetler sunulacak. Sonra Risk gruplarına yönelik hastalık/sağlık sorunu oluşmadan önce verilecek primer koruyucu sağlık hizmetleri gelecek. Yukarıda sayılan bu yıla ait ilk altı günün temaları bunlara örnek. Sonra kronik hastalıklara, hastalığın ilk evresinde erken teşhis koyabilmek için yapılan çalışmalar; periyordik muayeneler ve sağlık taramaları gelir. Bunlara sekonder koruyucu sağlık hizmetleri denir ve tersiyer koruyucu sağlık hizmetleri içerisinde rehabite edici çalışmalarla hizmetler sürer. Bu hizmetler basamaklandırılmış sağlık hizmeti içerisinde tedavi edici hizmetlere de entegre edilmelidir.

Halk Sağlığı anlayışı önce toplum der, topluma odaklanır, sağlıklı bir toplumda bireyin sağlıklı olacağını iddia eder. Küreselci zihniyet ise yalnızlaştırılmış bireyin, kendi çabalarıyla, sisteme ulaşıp kendi kendine talep edeceği hizmetlerle sağlıklı olabileceğini iddia ediyor. Elbette bu iddiası apaçık değil, bu gözle küreselleşmeye baktığınızda anlayabilirsiniz. Hangisi doğru yaklaşım? Siz takdir edin.

Halk Sağlığı anlayışı, insan bir çevre içerisinde yaşar, der. Bu çevre........

© ngazete