menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kıbrıs: Egemen Eşitlik ve Stratejik Güvenlik?!

259 0
29.06.2026

Efendiler, Kıbrıs’a Dikkat Ediniz ve/veya Egemen Eşitlik ve Geri Alınamaz Stratejik Kazanımlar İçin Tarihi Sınav?!

“Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece ikmal yollarımız tıkanır.

Kıbrıs’a dikkat ediniz.

Bu ada bizim için çok önemlidir…"

Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1937)

...

Bu söz, yalnızca bir coğrafi uyarı değil; Anadolu’nun güvenliği, ikmal hatları, enerji koridorları ve bölgesel caydırıcılık açısından Kıbrıs’ın vazgeçilmez stratejik değerini ortaya koyan bir vasiyettir.

Atatürk’ün bu öngörüsü, 1960’lardan bugüne Kıbrıs meselesinin özünü özetler:

Egemenlik ve güvenlikten taviz, Türkiye’nin ve Kıbrıs Türklerinin varoluş mücadelesinde kabul edilemez bir zayıflıktır.

2025-2026 itibarıyla müzakerelerde ortak zemin hâlâ bulunamamış durumda.

Türk tarafı egemen eşitlik ve iki devletli çözümü savunurken, Rum tarafı klasik federasyonda ısrar ediyor.

KKTC Meclisi’nin Ekim 2025’te kabul ettiği “İki Devletli Çözüm” kararı, federasyon modelinden resmî kopuşu tescilledi ve Türk tarafının pozisyonunu güçlendirdi.

Bu çerçevede, olası bir çözüm sürecinin kritik düğüm noktalarını tarihsel dersler, stratejik gerçekler ve uluslararası hukuk ışığında analiz edelim.

Egemen Eşitlik ve Uluslararası Statü: Müzakerelerin Temeli

KKTC’nin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü, müzakerelerin başında uluslararası bir belgeyle (yeni kurucu antlaşma veya BM Güvenlik Konseyi kararı) güvence altına alınmalıdır.

Aksi takdirde, geçmişte olduğu gibi “azınlık” statüsüne indirgenme riski doğar.

1960 Zürih-Londra Antlaşmaları bi-komünal bir cumhuriyet kurmuştu; ancak Rum tarafının 1963 anayasa değişiklikleri sistemi çökertti.

Egemen eşitlik olmadan başlanan müzakereler, Türk tarafını baştan dezavantajlı kılar.

Bu, uluslararası hukukun eşit egemenlik ilkesine de uygundur.

KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’nda gözlemci üyeliği gibi adımlar, izolasyonun kırılması yönünde önemli ancak yetersiz kazanımlardır; tam tanınma ve eşit statü şarttır.

1960 Garanti Antlaşması ve Türkiye’nin Hakları

Türkiye’nin 1960 Garanti Antlaşması’ndan doğan hakları aynen devam etmelidir.

Bu antlaşma, Kıbrıs’ın bağımsızlığını, toprak bütünlüğünü ve anayasal düzenini garanti ederken,........

© ngazete