Barrack’ın Monarşi Övgüsü: Türkiye’nin Cumhuriyet Duruşu ve Stratejik Sessizlik?!
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyet felsefesi ışığında vurguladığı gibi:
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.
Türk milleti, cumhuriyetini kanıyla kurmuş ve bu iradeyi hiçbir dış müdahaleye teslim etmemiştir.”
Antalya Diplomasi Forumu’nda (17 Nisan 2026) ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın yaptığı açıklamalar, Türkiye’de geniş tartışma yarattı.
Barrack, Orta Doğu’da “işe yarayan tek modelin güçlü liderlik rejimleri olduğunu”, “iyicil (merhametli) monarşiler veya monarşik cumhuriyet tarzı yapıların” başarılı olduğunu savunurken, demokrasi ve insan hakları odaklı yaklaşımların “başarısız olduğunu” belirtti.
Aynı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “çok büyük saygım var” diyerek övgüde bulundu ve Türkiye’yi “bulaşılacak ülke değil” diye nitelendirdi.
Muhalefet partisi CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Barrack’ı “persona non grata” (istenmeyen kişi) ilan ederek sert tepki gösterdi.
İktidar kanadından ise bugüne kadar resmi bir açıklama gelmedi.
Bu sessizlik, kamuoyunda önemli soru işaretleri oluşturuyor.
Barrack, Donald Trump’ın uzun yıllardır yakın çalışma arkadaşı ve deneyimli bir iş insanı.
Lübnan kökenli olması nedeniyle bölgeyi yakından tanıdığı bilinen Barrack, Trump’ın........© ngazete
