menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ankara NATO Zirvesi’nin Gölgesinde “Kirli Taşlar” ve Gerçek Kazanımlar?!

192 0
yesterday

Ankara NATO Zirvesi’nin Gölgesinde “Kirli Taşlar” ve Gerçek Kazanımlar ve/veya Atatürk’ün İstiklal Ufkunda Türkiye’nin Yeri?!

...

“Milletlerarası münasebetlerde samimiyet ve itimat esastır; ancak bu ittifaklar, milletimizin tam bağımsızlığını ve haysiyetini zedelememeli, aksine güçlendirmelidir.”

(Atatürk’ün diplomasi ve ittifaklar üzerine, az bilinen ve bağlamıyla bugüne kadar geniş kitlelerce duyulmamış vurgularından biri; dış politikada pragmatik güç birliğiyle bağımsızlık arasındaki hassas dengeyi özetler.)

...

Atatürk’ün bu yaklaşımı, Türkiye’nin 7-8 Temmuz 2026’da ev sahipliği yaptığı 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’nde bir kez daha test edildi.

Ankara’da toplanan liderler, Ukrayna desteği, savunma harcamaları, İran dosyası ve kolektif güvenlik gibi başlıklarda bir araya geldi.

Zirve, Türkiye’nin NATO içindeki konumunu “tüketici” olmaktan çıkarıp “üretim ve politika belirleyici ortak”a doğru kaydıran somut adımlara sahne oldu.

Aynı dönemde sosyal medyada ve siyasette “kirli taşları çoğaltarak pirinç çuvalını karartma” stratejisi tartışılıyordu.

Hasan Hınıslı’nın keskin analizi ile Hasan Hoşlar’ın komplo yüklü tezleri arasındaki bu gerilim, Türkiye’nin iç dinamiklerini ve dış hamlelerini anlamak için ideal bir mercek sunuyor:

https://x.com/hasanhinisli/status/2076529124068261899?s=46

https://www.facebook.com/sonnoktasayfasi/posts/1266209492216833

“Siyah Taş Stratejisi”: Normalleşme ve Görünmezlik Taktikleri

Hınıslı’nın tespiti hâlâ geçerli ve daha da keskinleşmiş durumda.

Sosyal medyada ve siyasette kirli davranışlar (manipülasyon, yalan, etik dışı hamleler, skandallar) ne kadar yaygınlaşırsa, bireysel sorumluluk duygusu o kadar eriyor.

Durkheim’ın anomi kavramı burada devreye giriyor:

Kurallar aşındığında “Herkes yapıyor” algısı hâkim oluyor.

Algoritmalar öfke, korku ve skandalı ödüllendirdiği için “siyah taşları artırmak” taktiği son derece etkili.

Sahte hak savunucuları (virtue signaling) bu ortamda en rahat edenler.

Kendi içlerindeki kirliliği projeksiyonla dışarı yansıtan, vicdan azabını “sistem böyle” diye rasyonalize eden tipler, kameranın karşısında kurtarıcı maskesi takarken gerçek hayatta usulsüzlüklerini örtüyor.

Narsistik tatmin ve statü için yapılan bu gösteriş, dijital dünyada “görünmek”i “olmak”ın önüne geçiriyor.

Kirliliğin para ve güç getirmesi de gerçek.

Temiz, nitelikli sesler tıklama ekonomisinde dezavantajlı kalırken, bazı aktörler bilinçli olarak alanı kirletip “çöplükte kral olma” stratejisi izliyor.

Bu, sadece aktivist çevrelerde değil; siyasette, medyada, hatta akademide yaygın.

Netice:

Öğrenilmiş........

© ngazete