menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gerici kafanın cumhuriyet ve laiklik nefreti!

170 13
20.01.2026

Yıllar önceydi…

İsmail Kahraman’ın TBMM Başkanı olduğu zamanlardı… Bu zatın “kuyuya attığı taş” sonrası “laiklik” üzerine çiziktiren gerici-yobaz tayfayı izlemiştim günlerce...

Bir yandan içim parçalanmış, diğer yandan da bir gazeteci olarak kahkahadan kırılmıştım... Yalanlar karşısında ise tiksinti duymuştum... Bu nasıl bir cehalet, bu nasıl bir gerilik, bu ne menem bir kötü ruhluluktur, inanın anlamaktan aciz kalmıştım!

Olanları anlamak için müneccim olmaya hiç gerek yoktu; fırsat bekleyen gericilerin konunun üstüne nasıl atlayacağı, ne türden bir “kumpanya” sahneleyecekleri gayet açıktı.

Dinci kesimin “eli kalem tutan” köşe yazarlarının laiklikle ilgili öyle müthiş tespitleri vardı ki, artık kahkahalarla güler miydiniz yoksa “vah bu ülkenin düştüğü çukura” diye ağlar mıydınız, orası sizin bileceğiniz işti...

-Bizim görevimiz teşhir etmekti!

Cehaleti yalanla harmanlayan, din alimi pozlarında bir muhteremin ise hezeyanı görülmeye değerdi doğrusu; bir dinci ceridede çiziktiriyordu…

Hazret, “laikliğin özgürlük iddiası tam anlamıyla, efsanedir, masaldır” diye başladığı yazısında, “Batılılar, farklı dinlerle, kültürlerle barış içinde nasıl bir arada yaşanacağını bilmiyorlar. Sadece “laiklik, özgürlük, demokrasi gibi ayartıcı maskelerin arkasına saklanarak dünyayı sömürgeleştirmeye, dize getirmeye devam ediyorlar” teziyle devam ediyordu...

Bu muhtereme “kanmayın o zaman kardeşim” demek vardı ama o takdirde, o seviyeye düşme durumu doğuyordu; öyleyse biraz tarih bilgisi vermek şarttı... Kaplan,........

© Nefes