menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bezginlik, yılgınlık

311 0
yesterday

Nereye gitsem benzer yakınmalar duyuyorum.Kiminle konuşsam aynı bezginliği, yılgınlığı, umutsuzluğu hissediyorum. Özellikle muhalefet çevrelerinde…

Yıllarını siyasete vermiş insanlarda bile eski coşku-heyecan yok. Kimi öfkeli, kimi kırgın, kimi suskun...

Daha kötüsü, bir zamanlar dönüştürme umudu taşıdığı siyasi düzenin artık değişmeyeceğini düşünenler çoğalıyor. Neden böyle?

İktidarın baskısı, yargı yoluyla muhalefeti bölme girişimleri, ardı arkası kesilmeyen gözaltılar. Vs.

Bütün bunlar muhalefetteki yılgınlığı açıklamaya yeter mi?

Muhalefetin kendi siyasi alışkanlıklarına da bakmak gerekmiyor mu? Aynı olaylar karşısında aynı açıklamalar yapılıyor, aynı tepkiler veriliyor.

Aynı toplantılarda aynı konuşmalar tekrarlanıyor…

Siyaset giderek düşünülerek yapılan faaliyet olmaktan çıkıp öğrenilmiş refleksler ile sürdürülen alışkanlığa dönüşüyor.

Halbuki yenilgi öğretmendir… Ne yanlış yapıldı, hangi yöntem sonuç vermedi, toplum neden ikna edilemedi?

Bu soruların yerini ezberler aldığında, siyaset kendi başarısızlığını yeniden üretmeye başlar!

Ezber, insana düşünmeden hareket etme kolaylığı sağlar. Böylece, her gelişme önceden bilinen kalıplarla açıklanır.

Bu tür tekrarlar siyasi kararlılık, alışkanlıklar ilkelere bağlılık sanılır!

İnsanlar sonuç alamamaktan çok, sonuç vermeyen yöntemlerin sürekli tekrarlanmasından yorulur.

Yıllardır aynı siyasi refleksleri tekrarlayarak kaybedilen umut, yine aynı reflekslerle geri kazanılabilir mi?

Geleceğini kaybeden siyaset

Eleştirinin giderek düşmanlık, farklı düşünmenin sadakatsizlik sayıldığı siyasi kültürde, insanın kendi mahallesine söz söylemesi kolay değil.

Halbuki eleştiri sevmeyen siyaset, kendi yanlışlarını görme yeteneğini kaybeder.

Biz yine de yazalım;........

© Nefes