İsterseniz biz çıkalım siz kafanıza göre takılın
Haftaya Cansu Çamlıbel’in Bülent Kuşoğlu röportajı ile başlamak çok iyi oldu. Kuşoğlu’nun anlattıklarıyla kafamda pek çok şey yerli yerine oturdu.
Kuşoğlu, Etyen Mahçupyan’a referans vermiş. Recep Tayyip Erdoğan’ı da dönüştürmüş bir tür devlet aklından söz ediyor. Etyen Mahçupyan 15 Temmuz sonrası yaşananları bu çerçeveden analiz eden bir isim. Bu dönemi bir tür Neo İttihatçılık olarak okuyor.
Mahçupyan’a göre İttihat ve Terakki’nin 1908 sonrası “devleti kurtarma” adına geliştirdiği o sert merkezileşme, farklılıkları törpüleme ve “tek bir hakikat” yaratma arzusu bugün geri döndü.
Kuşoğlu da röportajında bu yeniden kuruluş meselesine referans vermiş. “Dünyada da güvenlikçi kaygılar ön plana çıktı. Kimsenin demokrasi falan taktığı yok. Ne yapalım!” demeye getirmiş.
Mahçupyan’ın “Neo-İttihatçılık” tanımı, Türkiye’nin modernleşme tarihindeki iki uç kutbun, yani seküler-modernist devlet aklı ile muhafazakar-İslamcı toplumsal tabanın, devletin bekası ve monolitik bir toplum tasavvuru........
