menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Damla Turgutlu Soybaş Yurt Dışında Alışveriş Nasıl Daha Ucuza Geliyor?

40 115
19.02.2026

Bir süredir Bulgarlar Edirne’nin, Gürcüler Artvin’in kapısını aşındırmıyor.

Komşu adalardan Ayvalık’a, Kaş’a, Bodrum’a geçip market alışverişini yapanlar da uğramaz oldu bizim kıyıya.

Yurt dışında yaşayan arkadaşlarım “Kozmetik, estetik işlemleri daha uygun oluyor,” der, alır biletini gelirdi; onlar da uzun zamandır yok ortada.

Şimdi tablo tersine döndü.

Biz gidiyoruz, neye ihtiyacımız varsa onu valize atıyor ve dönüyoruz.

Önce veriler konuşsun: Bankalararası Kart Merkezi’nin raporuna göre yerlinin yurt dışı alışveriş harcaması ilk kez turisti geride bıraktı.

Biz yaklaşık 700 milyar lira harcadık, yabancıların ülkemizdeki alışverişi ise 496 milyar lirada kaldı.Yani turist harcamayı azalttı. Mesela Almanlar araştırmaya göre tatillerinde 16 Euro daha az harcadı.

Kesenin ağzını açan bizde durum şu: Kişi başı harcama %15 artarak ortalama 807 dolara yükseldi.

Yurt dışından en çok kıyafet-ayakkabı alındı.

Önce yükselen seslere pencere açalım.

Ceket Hollanda’da 9 Euro, Türkiye’de 1.949 TL

Bir sosyal medya kullanıcısı Türkiye ve Hollanda’daki etiketlerini kıyasladı. Orada 9 Euro olan ceketialan kadın, Türkiye’de fiyatın 1.949 TL olduğunu görünce şoke oldu.

Mont ABD’de 300 Dolar, Türkiye’de 37.000 TL

Peşi sıra bir başka paylaşıma denk geldim.

Yine dünya çapında bilinen outdoor bir markanın kıyaslaması çıktı karşıma.

Tweet atan soruyor: “Nasıl oluyor da aynı montu ABD’de 300 dolara (13.087 TL) ülkemizde 43.499 TL’ye satıyorsunuz; sonra da güya 36.974 TL fiyatına indiriyorsunuz?”

Aynı marka bizim de tercihimiz.

10 yaşındaki oğlum için İstanbul’daki bir AVM’den baktık, indirimli fiyatlar şöyle:

22.999 TL, 27.900 TL, modele göre 34.500 TL’ye çıkıyor.

Elbette almadık, beden denedik ve Londra’dan almak üzere listeme ekledim. Çünkü orada 70 Pound yani 4.300 TL civarı.

Bu arada ABD’de daha da uygun, 2.700 TL.

Bunun adı kazıklamak!

Sırbistan’da Fiyat Yarı Yarıya

Sırbistan’a da bakalım. Bir çift tek tek aldıklarını anlattı.

“Türkiye’de 7.000 TL olan ürün, burada 3.100 TL. Eşim 4 mont ve 1 yelek aldı 3.700 TL tuttu. Dünyayı aldık 14.000 TL ödedik.” diye paylaşım yaptılar.

Türkler “Hem Tatil Hem Alışveriş” Diyor

Hepimiz farkındayız; tüketim mallarında ciddi bir balon var. Bir ayakkabıyı, bir montu, teknolojik aletleri, kozmetik ürünü Avrupa’dan almak daha uyguna geliyor.

ABD’de hazır giyim daha da ucuz ama tabii orada devreye güçlükle alınan vize ve yüksek uçak bileti sorunsalı giriyor.

Fakat Avrupa’nın pek çok noktasına gidiş-dönüş uçak bileti fiyatı ortalama 3.000 ile 5.000 TL arasında değişiyor, hatta erken alınırsa ya da kampanya dönemleri yakalanabilirse 2.000 TL’ye bile bulunuyor.

Otellerin gecelik fiyatları da hiç öyle yüksek değil.

Karın doyurmak ise inanın Türkiye’den ucuz.

Konuya dönecek olursak; birebir deneyimimi aktarayım.

Yaklaşık 3 yıldır çoğunlukla giyim alışverişimi yurt dışından yapıyorum.

İhtiyaç hasıl olsa bile etiketlere bakınca bir sonraki seyahatimde Londra’dan alırım diye bırakıyorum çünkü en az 5-6 kat pahalı rakamlarla karşılaşıyorum.

O parayı ödeyemeyeceğimden değil; mesele artık yalnızca ev ekonomisine katkı sağlamak da değil.

İnsan kıyaslama yapınca kendini değersiz hissediyor!

Ne demek istediğimi etiketlerin dilinde göreceksiniz.

Örneğin Türkiye’de yaklaşık 10.000 TL olan bir polar, İngiltere’de 20-25 Pound, 1.500 TL bile değil. Fark 6 kattan fazla.

Özellikle mağazalarda “final clearance” yakalarsanız; burada 40.000 TL’ye satılan termal montu, 60 Pound yani 3.580 TL’ye bulunabiliyorsunuz.

Nasıl, şaka gibi değil mi?

Spor Ayakkabı Türkiye’de 12.000 TL, İngiltere’de 4.200 TL

Outletlerde ise etiketler gerçekten inanılmaz.

Türkiye’de 17.000 TL olan mevsimlik mont-ceket İngiltere’de 59 Pound; 3.500 TL bile değil.

Türkiye’de 10.000 TL’den etiketlenen outdoor bot, Cambridge yakınındaki outlette 2.600 TL.

Ülkemizde 12.000 TL’ye satılan spor ayakkabı Londra’da 4.200 TL.

Hemen aldım ve çantama attım.

Yani nasıl almayalım?

Ya da şöyle sorayım: Neden Türkiye’den alalım?

Kazak, pantolon, elbise, etek ortalama 10 Pound yani 600 TL.

Kozmetik ve cilt bakım ürünleri de markaya bağlı olmak üzere Türkiye fiyatlarının en az yarı fiyatına alınabiliyor.

İndirimli Çocuk Ayakkabısı 7.649 TL

İstanbul’da, İstinye’deki bir AVM’de gördüğüm etiketleri de not aldım.

Çocuk ayakkabılarının fiyatları şöyle:

6.499 TL, 7.649 TL; indirimli kısa bot 6.999 TL; ve minicik bebek ayakkabısı 2.149 TL.

Aynı markalar Avrupa’da 4’te 1’i fiyata.

Mesela; İngiltere’de çocuk eşyalarından vergi alınmıyor.

Çünkü, tam tersi işin içine çocuk girince rakam katlanıyor.

Ve tekrar edeyim özellikle turuncu renk ile işaretlenmiş; yani indirimli etiketlere baktım. Buna rağmen makas açık...

“Çocuklarıma İkinci El Kıyafet Almak Zorundayım”

Son dönem özellikle emeklilerin ve çocuk sahibi ailelerin ikinci el, yani bit pazarlarına akın ettiğini duydum.

Karşıma çıkan bir sokak röportajında şu cümle dikkatimi çekti: “Üç çocuğum var, eskiden ikinci el bir seçimdi, şimdi tek seçenek.”

İnsanın kalbi sızlıyor.

Ve yurt dışında, özellikle de İngiltere’de muhteşem bir ikinci el kültürü var.

Charity yani çoğu etiketli ürünlerin olduğu, az kullanılmış kıyafetlerin satıldığı hayır kurumları her köşe başında…

1 Pounda elbise, 3-5 Pounda dünya markası ayakkabı, yine 4 Pounda çanta, 5-10 Pound arasında değişen fiyatlarla kabanlar, montlar alınabiliyor. Anlayacağınız en pahalı ürün ortalama 500 TL. Üstelik her alışveriş bir bağış.

Bizde ise son dönem online ikinci el satışları yapılır oldu fakat enflasyondan mütevellit bu denli uygun fiyat bulmak imkânsız.

Hani Londra Daha Pahalıydı?

Bu aşamada gıda fiyatlarına değinmeden geçmek istemedim.

Benim alışveriş yaptığım zincir markette fiyatlar şöyle:

320 gramlık et 3,96 pound, yani 230 TL.

500 gram dana kıyma 3,25 pound; 190 TL.

Yarım kilo tavuk göğsü–kalça 2,09–2,80 pound, yani 125–150 TL civarında.

380 gram tavuk 1,75 pounda satılıyor; 100 TL ediyor.

Peynir çeşitlerinin fiyatı, 150-200 TL’ye denk geliyor.

En pahalı sebze-meyve hesaplayınca 100 TL.

Türkiye’de 300-400 TL’den satılan sarımsak; 60 pence – 1.05 Pound arasında değişen fiyatla etiketlenmiş, karşılığı: 38-70 TL.

Madalyonun diğer yüzüne de bakalım.

Viral oldu, izlemişsinizdir.

Bir İngiliz uygun fiyata uçak biletini alıyor, Türkiye’ye gelip 3 harfli marketlerden birinden alışveriş yapıyor, yemek yiyor, kıyaslıyor ve çok ucuz buluyor.

Bize de kura rağmen onun memleketi ucuz.

Şimdi takkeyi önümüze koyalım.

Çiftçimizi katlanan maliyete ezdirdik, emeğinin karşılığını vermedik, ürününü yollara dökmesini sağladık ve toprağına küstürdük.

Artık tarım ülkesi miyiz?

Hayvancılık ülkesiydik.

İthalat bile kurtaramaz oldu.

Ete hasret bir millet doğdu.

Sizce hayvancılık ülkesi miyiz?

Peki, biz tekstil ülkesi değil miydik?

Hem yerli üretimde zirvedeydik hem de dünyanın en büyük markaları için fason üretim yaparak bölge lideri olmuştuk.

Ne oldu bizim hazır giyim firmaları, dev tekstil şirketleri?

Bir bir Mısır’a taşındı.

Fasonluğu Hindistan’a, Çin’e ve bazı Doğu Avrupa ülkelerine kaptırdık.

Bavul ticareti mazide kaldı.

İflas bayrakları çekildi, tekstilin kalbi durdu.

Gelinen nokta tesadüf mü?

Cevabı hepimiz biliyoruz.

Ve ardından kampanya yakalayıp ucuz uçak biletlerimizi alıyor; hem tatil yapmak, yeni ülkeler görmek, keşfetmek, keyifli zaman geçirmek hem de alışverişimizi yapmak üzere uçuyoruz.

Ülkemiz kaybederken biz ufacık bireysel hayatlarımızda, hanemizin bütçesini koruyor; kazıklanmıyoruz.


© Nefes