Butlan kabul mü değil mi?
Hesapta herkes “butlan” kararının çıkacağını biliyordu ama karar çıktığı an büyük bir şok yaşanmış gibi yapıldı.
Sanki kimse bilmiyordu da bu sürpriz olmuş gibi davranıyor çoğu.
Muhalif medyanın da katkısıyla tek taraflı olarak yansıtılan ortamda “hain Kemal” sloganları arasında müthiş bir direniş sergileniyor güya.
Özgür Özel sıcağı sıcağına “büyük direnişi” ilan ederek “Butlanı kabul etmiyoruz, buna karşı sonuna kadar direneceğiz, gerekirse hayatı durdurma pahasına mücadele edeceğiz” dedi.
Buradan anladığımız şu; CHP’nin butlanla uzaklaştırılma kararı verilen yönetimi direnecek, butlanı asla tanımayacak, başka bir çözüm de sunmayacak.
İyi de daha ilk gün Kılıçdaroğlu Özel’i aradı.
Özel “Telefona çıkmadım, zaten konuşsak ne konuşacağız” dedikten sonra “tabii nezaket gereği kendisine döneceğim” dedi.
Ardından öğrendik ki Özel gerçekten Kılıçdaroğlu’u aramış konuşmuşlar.
Kılıçdaroğlu “en uygun zamanda” derken Özel de “En kısa zamanda kurultayı toplayalım” demiş.
Eee, kurultaya gitmeyi kabul etmek “butlanı kabul etmek” anlamına gelmiyor mu?
Hemen ertesi gün Özel genel merkez binasında partinin meclis grubunu topladı, burada seçim yaptırarak kendisini “CHP grup başkan vekili” ilan etti.
Peki bu da “mutlak butlanı kabul etmek” demek değil mi?
Madem bunlar olacaktı, o zaman niye seçmeni büyük beklenti içine soktunuz?
Ne bileyim, insanın aklına böyle deli şeyler geliyor işte.
Çok güzel pazar fıkraları
Bu hafta pazar........
