menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Eşref Paşa, ABD’nin oyununu bozacaktı, kazadan yarım saat sonra “buzlanma” tutanağı tutuldu

101 0
08.05.2026

“Eşref Bitlis’in düşen uçağındaki KARA KUTU incelesin” başlıklı yazım birçok haber sitesinde ve televizyonlarda gündem oldu. Türkiye, 17 Şubat 1993’te Jandarma Genel Komutanı Org. Eşref Bitlis’in şüpheli ölümü ile sarsılmıştı... Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Turgut Bitlis’in içinde bulunduğu uçak 17 Şubat 1993 Çarşamba günü saat 12.26 civarı Ankara Yenimahalle Posta İşleme Merkezi’nin bahçesine düştü. Uçakta bulunan Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis, Orgeneral Bitlis’in emir subayı Piyade Albay Fahir Işık, 1. Pilot Kurmay Binbaşı Yaşar Erian, 2. Pilot Kurmay Yüzbaşı Tuğrul Sezginler, Uçuş teknisyeni Astsubay Kıdemli Başçavuş Emin Öner ve PTT Çalışanı Ruhi Salay şehit oldu. Ankara’da havalandıktan kısa süre sonra düşen uçağın düşüş nedeni buzlanma olarak açıklandı. Ancak 33 yıl önce yaşanan olaya ilişkin şüpheler bitmedi. Eşref Bitlis’in damadı Rıza Şahin, müşteki olarak Adalet Bakanlığı’na başvuru yaptı. Tanık olarak da emekli Binbaşı Mete Yarar’ı gösterdi. Yarar’ın, 27 Ekim 2013’te A Haber’de verdiği bilgileri dilekçesine koydu. Eşref Bitlis’in damadı, Mete Yarar’ın ifadesinin alınmasını talep etti ve şu taleplerde bulundu:

- Mete Yarar’ın konuştuğu, Orgeneral Eşref Turgut Bitlis’in düşen uçağına ait kara kutuyu dinleyen üst düzey komutanın kim olduğunun tespiti...

- Şehit Orgeneral Eşref Turgut Bitlis’in düşen uçağına ait kara kutunun Türkiye Cumhuriyeti’nin hangi kurumunda muhafaza edildiğinin tespiti...

- Şehit Orgeneral Eşref Turgut Bitlis’in düşen uçağına ait kara kutunun içeriğinin Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerine dahi açıklanmamasına sebep/sebeplerin ne olduğunun tespiti...

Uçağa binmeden önce neredeydi?Son konuşmasında kızına ne dedi?

Dün... Eşref Bitlis’in damadı Rıza Şahin’le konuştum. “Nasılsınız?” diye sorduğumda, “Şu an bile 33 yıl geçmesine rağmen Eşref Paşa’yla yaşıyoruz” dedi.

BRÖVESİNİ BİLE BEN BULDUM: Rıza Şahin ve eşi (Eşref Bitlis’in kızı) uçak düştükten bir gün sonra Ankara’da olay yerine gidiyor. Sözü Şahin’e bırakalım: “Dosya o kadar geniş ki. Sadece fotoğraf üzerinden değerlendirmişler, ‘kaza nasıl olabilir’ diye. Sabah protokol uçuşu yapılmış akla gelen ‘uzaktan müdahaleyle uçak düşürüldü.’ Saat 12 gibiydi. Eşimi arıyor, ‘Hava biraz iyi değilmiş. Ben de diş dolgumu yaptırayım poliklinikte’ diyor. Sonra haber geliyor Paşa’ya, ‘Hava açıldı, buyurun gelin’ deniliyor. İstanbul’dan döndük geldik, bir gün sonra uçağın düştüğü yere gittik. Olay yerinde brövesini bile bulduk. Yani hiç araştırma yapılmamış. Yıkamışlar, bir sürü şey topladım olay yerinden.”

ALTI AYDA PARÇALARI HURDAYA SATTILAR: Eşref Bitlis’in damadının verdiği şu bilgi de çarpıcı: “Genelkurmay’ın beş altı ay içinde uçağın tüm parçalarını hurdaya satması anlamlı. Şu dosya bir açılsın çok şey çıkacaktır. Devlet de ‘Sattım’ demekle olmaz. Bunun tutanağı vardır, kaydı vardır. Birisi emir vermiştir, sana kim sat dedi?”

KULOĞLU YARIM SAAT İÇİNDE RAPOR TUTTU: Rıza Şahin, Eşref Paşa’nın oğlu Tarık Bitlis gibi........

© Nefes