menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

GÖK KAPILARI NEDEN BAZI KALPLERE AÇILMAZ?

32 0
12.03.2026

GÖK KAPILARI NEDEN BAZI KALPLERE AÇILMAZ?

إِنَّ ٱلَّذِینَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔایَـٰتِنَا وَٱسۡتَكۡبَرُوا۟ عَنۡهَا لَا تُفَتَّحُ لَهُمۡ أَبۡوَ ٰ⁠بُ ٱلسَّمَاۤءِ وَلَا یَدۡخُلُونَ ٱلۡجَنَّةَ حَتَّىٰ یَلِجَ ٱلۡجَمَلُ فِی سَمِّ ٱلۡخِیَاطِۚ وَكَذَ ٰ⁠لِكَ نَجۡزِی ٱلۡمُجۡرِمِینَ [الأعراف ٤٠]

Bizim ayetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı büyüklük taslayanlar var ya, işte onlara gök kapıları açılmayacak ve onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete giremeyecektir! Suçluları işte böyle cezalandırırız! (el-A`râf 7/40)

İnsanın göklere kanat açma arzusu aslında ruhun aslına dönme özlemidir. Ne var ki bazı kalpler kendi kibrinin ağırlığıyla yeryüzüne mühürlenir. A‘râf sûresinin 40. ayeti bizi tam da bu hakikatle yüzleştirir: “İnsan, kendi benliğini hakikatin üzerine koyduğunda neden göğün kapıları ona kapanır?” Kur’an’ın “istikbâr” dediği bu tavır, insanı ilahî rahmete açılan ince kapılardan uzaklaştıran bir manevi kilide dönüşür. Bu yazıda söz konusu ayetin işaret ettiği bu sorunun peşine düşecek ve Kur’an’ın “devenin iğne deliğinden geçmesi” benzetmesiyle kurduğu o sarsıcı imkânsızlık tablosunun bize ne söylediğini birlikte anlamaya çalışacağız.

Ruha Yuva Yapan İnkârın Anatomisi

A‘râf Suresi 40. ayet, inne (إِنَّ / şüphesiz ki) vurgusuyla başlayarak hükmün kesinliğini pekiştirir; ardından gelen ellezîne (ٱلَّذِينَ / o kimseler ki) ism-i mevsûlü, suçun mahiyetini açıklayan sıla cümlesine bağlanır. Burada kullanılan kezzebû (كَذَّبُوا / yalanladılar) fiili tef‘îl babında olup bilinçli ve sistemli inkârı ifade ederken, istekberû (ٱسْتَكْبَرُوا / büyüklük tasladılar) fiili istif‘âl babında kişinin hakikate karşı üstünlük iddiası taşıyan psikolojik bir tavır geliştirdiğini gösterir; bu iki mazi fiilin birlikte kullanılması inkârın geçici değil -Sezai Karakoç’tan (1933-2021) mülhem bir ifadeyle- “ruhunda yuva yapmış” bir tutum olduğunu ima eder.

Gök Kapıları ve Cennet

Ayetin merkezi hükmü, lā tufetteḥu lehum ebvâbü’s-semâ (لَا تُفَتَّحُ لَهُمْ أَبْوَابُ السَّمَاءِ / onlar için gök kapıları açılmaz) ifadesidir; burada lā tufetteḥu (açılmaz) fiili, tef‘îl babının meçhul kalıbı olup “kapıların defalarca denense bile açılmaması” anlamını çağrıştırmaktadır. Göğün kapılarının açılmaması, inkârcıların salih amellerinin ya da değersiz........

© Mir'at Haber