İNSAN DEĞİŞEBİLİR Mİ? İRADE, AHLAK VE KARAKTER ÜZERİNE
İNSAN DEĞİŞEBİLİR Mİ? İRADE, AHLAK VE KARAKTER ÜZERİNE
İnsan çoğu zaman kendisine ve başkalarına şöyle söyler:
“Ben böyleyim, ben buyum.”
Kimi zaman öfkesini, kimi zaman sabırsızlığını, kimi zaman kıskançlığını, kimi zaman da kötü bir alışkanlığını bu cümleyle açıklamaya çalışır. Sanki insan bir kez belirlenmiş, kişiliği tamamlanmış ve artık değişmesi mümkün olmayan bir varlıkmış gibi…
Oysa insan kendisini anlamak için “Ben neyim, ben kimim?” sorusu kadar, “Ben neye dönüşmeliyim, neye dönüşebilirim?” sorusunu da kendisine sorması gerekir.
İslam’ın insan anlayışında insan, olduğu hâle mahkûm edilmiş bir varlık değildir. İnsan irade sahibi, tercih yapabilen, hata edebilen, hatasından dönebilen ve kendisini geliştirebilen bir varlıktır.
Kur’an’ın insanı sorumlu tutmasının temelinde de bu irade ve tercih imkânı vardır.
İnsan Doğuştan Kötü Değildir
İslam’a göre insan, yaratılıştan değersiz veya kötülüğe mahkûm bir varlık değildir. Kur’an, insanın yaratılışına dikkat çekmekte ve Allah’ın insanı “en güzel biçimde” yarattığını bildirmektedir. (Tîn, 95/4)
Ayrıca Peygamber efendimiz (sav), “Her doğan fıtrat üzere doğar.” buyurmuştur. (Buhârî, Cenâiz, 92; Müslim, Kader, 22)
Fıtrat, insanın Allah tarafından kendisine verilen yaratılış özelliklerini ve hakikate yönelme kabiliyetini ifade eder.
Ancak insanın iyiye yönelme kabiliyetinin bulunması, onun hayatı boyunca hiç hata yapmayacağı anlamına gelmez.
İnsan nefsine, öfkesine, hırsına ve çeşitli arzularına yenilebilir. Yanlış kararlar verebilir. Hatta bile bile hata yapabilir.
Fakat hata yapmakla kötülüğe teslim olmak aynı şey değildir.
İslam’ın insana verdiği umut da tam burada ortaya çıkar:
İnsan düştüğü yerde kalmak zorunda değildir.
Kur’an’da insanın kendi iç dünyasında meydana getirdiği değişime dikkat çekilerek şöyle buyrulur:
“Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.” (Ra‘d, 13/11)
Bu ayet, insanın kendi durumunu değiştirme konusunda sorumluluğuna işaret etmektedir.
İnsan davranışlarını değiştirebilir.
Alışkanlıklarını değiştirebilir.
Yanlış düşüncelerini sorgulayabilir.
Kötü huylarını terk edebilir.
Günahından tövbe edebilir.
Kırdığı gönlü onarabilir.
Haksızlık ettiği kişiden helallik isteyebilir.
Yani insanın geçmişi, geleceğini bütünüyle belirler diye bir kural yoktur.
Bu nedenle “Ben böyleyim, ben buyum.” sözü, insanın kendisini tanımasının bir ifadesi olmaktan çıkıp değişmekten kaçmanın bahanesine dönüşmemelidir.
Değişmek Sadece İstemekle Olmaz
Burada önemli bir ayrım vardır.
İnsan değişmek isteyebilir. Fakat değişim yalnızca iyi niyetle gerçekleşmez.
Bir insan “Artık öfkelenmeyeceğim.” diyebilir. Fakat öfkelendiği anda kendisini kontrol etmeyi öğrenmedikçe bu sözün tek başına fazla bir anlamı yoktur.
“Daha sabırlı olacağım.” demek kolaydır.
Asıl mesele, sabırsızlanacağımız bir durumla karşılaştığımızda sabrı tercih edebilmektir.
“Daha dürüst olacağım.” demek kolaydır.
Asıl mesele, dürüstlüğün bize zarar........
