ÇOCUKLARIMIZIN ÂHİRETİNİ YAZ TATİLİNE Mİ BIRAKTIK?
ÇOCUKLARIMIZIN ÂHİRETİNİ YAZ TATİLİNE Mİ BIRAKTIK?
Okulların kapanmasına sayılı günler kaldı. Memleketin dört bir yanında bir tatil telaşı, bir koşturmaca başladı. Analar, babalar kara kara düşünüyor: “Çocuğu bu yaz nereye göndersek, vaktini nasıl verimli geçirse?” Önümüzde yine o bildik, tanıdık alternatifler var: Yaz okulları, spor kampları ve elbette her yazın vazgeçilmezi Yaz Kur’an Kursları…
Şimdi eğri oturalım, doğru konuşalım. Bugün ülkemizde din eğitimi noktasında geçmişle mukayese edilemeyecek kadar büyük mesafeler kat ettik. Eskiden cami köşelerinde, binbir imkânsızlıkla yürütülen o süreçler, bugün hamdolsun çok daha modern, çok daha programlı eğitim ortamlarına taşındı. Spor faaliyetleri, kültürel etkinlikler, Peygamber Efendimizin (s.a.s.) hayatı, temel dinî bilgiler, güzel ahlâk ilkeleri… Hepsi bir arada sunuluyor. Buraya kadar her şey güzel, her şey memnuniyet verici.
Ama durup düşünmemiz, kendimize sormamız gereken bir soru, yüzleşmemiz gereken hayati bir mesele var!
Evlatlarımızın akademik başarısı için yıl boyu adeta kendimizi paralıyoruz. Matematikten geri kalmasın diye kurs kurs gezdiriyor, İngilizceyi söksün diye bütçeleri zorluyor, derslerinden geri kalmasın diye adım adım takip ediyoruz. Yılın on ayını bu hırsa kurban ediyoruz.
Fakat mesele çocuğun manevî dünyasına, dinî ve ahlâkî eğitimine, âhiretine geldiğinde ne yapıyoruz? “Aman canım, yazın camide bir iki ay kursa gider,........
