menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ÖFKEYİ YÖNETME ERDEMİ

19 0
19.07.2026

ÖFKEYİ YÖNETME ERDEMİ

Neden bu kadar öfkeliyiz? Neden problem etmeye değmeyecek şeylere tepkimiz ölçüsüz öfke oluyor? Gündelik hayatımızın içinde gerekli gereksiz, haklı haksız birçok durumda hemen parlamaya hazır kişilerin öfkesine maruz kalıyoruz. Çatışmalı iletişimden başka bir dil bilmeyen, kaba, tahammülsüz insanların kavgaya davetine kapılabiliyoruz. Neden? Akdenizli olduğumuz için mi duygularımızı abartılı dışa vuruyoruz ya da münakaşa eder gibi yüksek sesle konuşmayı olağan karşılıyoruz? Geçmişten gelen kültürel kodlarımız mıdır bizi öfkeli yapan?  

Toplumsal öfkeyi açıklamak için pek çok neden sıralanabilir. Ben öfkenin bireysel yönü ve öfke yönetimi üzerinde durmak istiyorum.

Öfke nedir?  Türk Dil Kurumu, “öfke” kelimesini engellenme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen saldırganlık tepkisi, kızgınlık, hışım, hiddet, gazap olarak tanımlıyor. Tanımdan da anlaşılacağı gibi bir tehdit algısına gösterilen tepkidir öfke. Tehdit algısı ise mizaç ve karaktere göre farklılık gösterir. Kimine önemsiz görünen bir durum bir başkasını çileden çıkarabilir.   

Psikologlar ise öfkeyi bireyin beklentilerinin karşılanmaması, adaletsizlik algısı, fiziksel veya duygusal tehdit durumunda yaşanan içsel gerilim olarak tanımlıyorlar. Tıpkı sevinç, üzüntü veya korku gibi doğal, normal bir his, bir uyarı sistemi olarak görüyorlar.  Onlara göre tüm duygular iç dünyamızın habercileri oldukları için iyi kötü diye sınıflandırılmamalı, duyguların söylemek istedikleri dikkate alınmalıdır.  Öfke duygusunu da yok saymak, bastırmak yerine duyguyu kabul edip kontrollü bir şekilde dışa vurmak gerekir. Aksi takdirde kontrol edilemeyen, inkâr ya da bastırma ile yok sayılan bu tür duygular, kişinin hem kendisi hem de çevresi için zararlı olma potansiyeli taşımaktadır.

Atalar, öfke gelince göz kızarır; öfke gidince yüz kızarır demişler. Öfkede akıl olmaz, öfkeliyken sağlıklı düşünemeyiz, istemediğimiz sözler birden ağzımızdan dökülüverir. Öfkeyi nasıl karşılayalım ki gittikten sonra yüzümüzü kızartmasın? Elbette öfke gelince kendimize hâkim olmak kolay değil, durup biraz beklemek, derin nefes alıp sakinleşebilmek, öfkemizin sonuçlarına katlanabilmek… Öfkeyle baş etmek ne kadar zor olsa da irademizi ve aklımızı kullanarak bilinçli bir farkındalıkla kendimize hâkim olmayı alışkanlık haline getirebiliriz.

Öfke yönetimiyle ilgili Aristoteles’in tavsiyesi, davranışlarımızda ölçüyü bulmak konusunda bize bir fikir verebilir. Onun öfkeyi “doğru insanlara, doğru dereceyle, doğru zamanda, doğru amaçla ve doğru biçimde” yönlendirmek gerekir sözü bir erdem olarak öfkenin........

© Mir'at Haber