İki Müslüman devlet savaşırsa ne yapmalı?
Kur’an-ı Kerim’deki ayet-i kerimelere, Resulullah Aleyhisselâtu Vesselam’ın ayetleri açıklaması ve Medine başkent olmak üzere kurduğu İslâm Devleti’ndeki uygulamasına bakıldığı zaman görülecektir ki, zulme ve faili zâlimlere net tavır alınmıştır. Bu bakımdan, zulüm kimden gelirse gelsin, zulmü ortadan kaldırıp adaleti tesis etmek Müslümanların görevidir.
Zulme başkaldırıp adaleti tesis etme görevini Resulullah Aleyhisselâtu Vesselam’dan sonra yol arkadaşları Hülafâ-i Râşidin bi-hakkın yerine getirmiş; sonraki İslâm devletleriyle devam eden zulme ve haksızlığa başkaldırı, enson Devlet-i Aliyye-i Osmaniye tarafından icra edilmiştir.
Devlet-i Aliyye-i Osmaniye’nin gerilemesiyle birlikte Müslümanlar da fetret dönemine girmiş; yıkılmasından sonra da başsız kalmıştır. Bu yüzden, yaklaşık üç asırdır fetret dönemi yaşayan ve batıl karşısında “Mağlubiyet Psikolojisi”ne esir olan Müslümanlar, kâfirlerin kurdukları sistem, birlik ve paktların bir parçası olmuş; kendi aralarında birliği tesis edememiş, İslâm Birliği, İslâm Savunma Pakti gibi kuruluşlarla alternatif bir sistem inşa edememiştir.
Bu yüzden, Siyonist İsrail rejimi, ABD’nin desteğiyle üç yıldır Gazze’de katliam ve soykırıma devam ederken, halkı Müslüman ülkelerin başına musallat olmuş liderler “kınama, sert kınama, en sert kınama” mesajı yayınlamaktan başka hiçbir ciddi adım atmamıştır.
Müslümanlar, Kur’an-ı Kerim’deki, “Size ne oldu da Allah yolunda ve ‘Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu şehirden çıkar, bize tarafından bir sahip gönder, bize katından bir yardımcı yolla!’ diyen çaresiz erkekler, kadınlar ve çocuklar uğrunda savaşmıyorsunuz?” (Nisa Sûresi, 75) ayetine icabet etmemiştir.
Allah-u Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’de mazlumları kurtarmamız için bize görev vermekte, şeytanın çocuklarına karşı savaşmamızı emrederek şöyle buyurmaktadır: “İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise batıl dava uğrunda savaşırlar. Şu halde şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphe yok ki şeytanın planı (tuzağı) daima zayıftır” (Nisa Sûresi, 76).
ABD ve İsrail gibi gözü dönmüş kâfirler topluluğuna karşı cihad etmek, zulmü bertaraf ederek baskı ve zulüm altındaki Müslümanların gönlünü........
