Mekke Anlaşması: İran’a karşı NATO’nun bölgesel taşeronları mı hazırlanıyor?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyareti sırasında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan “Mekke Anlaşması”, kamuoyuna savunma ve güvenlik alanında önemli bir iş birliği olarak sunuldu.
Resmî açıklamalarda ortak savunma kapasitesinin geliştirilmesi, savunma sanayii alanında iş birliği ve bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi hedeflerinden söz ediliyor.
Ancak bu anlaşmaya biraz daha geniş bir perspektiften bakıldığında cevap bekleyen çok önemli sorular ortaya çıkıyor.
Her şeyden önce şu soruyu sormak gerekiyor:
Bu ittifak gerçekten bölgenin ortak güvenliği için mi kuruldu, yoksa Ortadoğu’da yeni bir jeopolitik planın altyapısı mı hazırlanıyor?
Çünkü dikkat çekici olan sadece ittifakın kurulması değildir.
Daha dikkat çekici olan, Türkiye’nin sınır komşuları olan İran, Irak ve Suriye’nin bu yapının tamamen dışında bırakılmış olmasıdır.
Peki, komşularımızın bulunmadığı bir askeri ittifak kimin güvenliği için kurulmaktadır?
Eğer amaç gerçekten Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliği sağlamak olsaydı, bölgenin en kritik üç ülkesi neden masada yok?
İşte tam da bu noktada kamuoyunun sorması gereken önemli sorular vardır.
Acaba bu yeni yapı, ileride İran’a karşı oluşturulacak yeni bir askeri cephenin ilk adımı mıdır?
Acaba ABD ve NATO, kendi askerlerini doğrudan sahaya sürmek yerine bölge ülkeleri üzerinden yeni bir güvenlik mekanizması mı oluşturmaktadır?
Daha açık bir ifadeyle;
Bu ittifak, olası bir İran krizinde ABD ve NATO’nun kendi askerlerini sahaya sürmeden, bölge ülkelerini kullanacağı bir askeri yapılanmanın temeli midir?
Bu ülkeler, ABD ve NATO’nun İran’a karşı girişebileceği olası bir kara harekâtında ön safta yer alacak bölgesel ortaklar olarak mı düşünülmektedir?
Şimdiden biliyorum; bu yazıya........
