Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet – 152
Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…
“Ve men fi’l-erdi cemian / Ve arzda kim varsa cemi’an” (Maide 17)
Şimdi Allah, onlara yani Hıristiyanlara diyor ki; artık yeteri derecede ilim edindiniz, gerçekleri gördünüz, küfürden vazgeçin. Size bu nimetleri bahşeden Allah ve O’nun kıymetli peygamberi (Hz. İsa) ile annesine (Hz. Meryem’e) artık gereksiz iftiralarda bulunmayın.
“Cemi’an” sözü içinde biz Müslümanlara da hitap vardır.
Tebliğ etme, gerçekleri anlatma görevi bize düşmektedir. Allah bizi onlara muhtaç etti, onları da bize muhtaç etti. Viyana kapılarından geri döndük ama şimdi işçi olarak oradayız. Eskisine nazaran tebliğ gücümüz daha fazladır. Şimdi biz Kur’an’ı onlara ulaştırma durumundayız. Yoksa tüm insanlık birden yok olabilir.
“Ve lillahi mülkü’s-semavati ve’l-erdi / Arzın ve semavatın mülkü Allah’ındır” (Maide 17)
“Allah” kelimesi bu ayette dört defa geçmektedir. Hepsinde kastedilen “Allah” kelimesi âlemlerin rabbi olan Allah’tır. Böyle olmakla izmar edilmemiş, izhar edilmiştir. İki defa da Meryem oğlu Mesih’ten bahsedilmiştir; izmar edilmemiş izhar edilmiştir.
Hıristiyanların düşündükleri Allah ve oğlu Meryem oğlu İsa, kâinatı var eden, ona düzen veren Allah değil de insanların Tanrı’sı olan ve insanlara mükafat........
