menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hoca çaldırdı bir palan Yalan dolan talan fonlan

13 0
17.10.2026

“Siyasi ilişkileri sorgulayın! Başörtüsünü, namazı, orucu suçlama gerekçesi yapmayın! İktidarın yanlışlarını İslam’dan sanmak hakikat arayışı değil, eski alışkanlıkları canlı tutmaktır. İktidarın, dinimizi kendi yanlışlarına ortak etmesine de, muhaliflerin, iktidarın bu yanlışlarından dinimize düşmanlık çıkarmasına da razı olmayız, karşısında durur, müsaade etmeyiz!”

(Mahmut Arıkan-Saadet Partisi Genel Başkanı-07 Ekim 2026 konuşması)

Fon krizi dolayısıyla affedilmiş Bakan’ın, iktidarı övmeye ayarlı yarı bağımsız Türk gazetecilerini “sevindirik” yaptığını görmezden gelmek, (Demirel deyimi ile yazarsak,) hatadır, ayıptır, yazıktır, günahtır!

AKP’lilerin iyi bir sınav verdiğini, kalemsiz ellerindeki kaşıkların sesiyle duyuranlar, soygunun bir kısmının iadesini, devletin “Fon” kazancı, pardon “son” kazancı vezninde yazmışlardı.

“İade etti, aynen iade etti!”

Onlar böyle sevinç naraları atanda, biz, ellerine su dökemeyecekleri Rauf Tamer’i hatırlarız.

O da yazardı soygun olaylarını arada bir. Gündemde Demirel’i övecek bir icraat olmadığında, mizahi çerez tadında ve oyalansın diye okuyucular icabında.

“İade etti, aynen iade etti!”

Soyulan kuyumcunun da böyle dediği aynıyla vaki, Rauf Tamer’in o köşeli mizahında.

Kapalıçarşı’da bir kuyumcu soyulur. Yüzü yarım maskeli biri girdiği kuyumcudan kapabildiklerini çantasına koyup, kaçmıştır.

Herkes şaşkın. Beklenmeyen ve emniyet kayıtlarında benzerine rastlanmayan bir olaydır bu. Kapalıçarşı’dır orası. İster ‘’Kapalı Kutu’’ say, ister ‘’Öfke ve af çarşıları’’ bil.

Aradan biraz zaman geçer. Elinde çanta ile biri girer soyulmuş kuyumcu dükkânına. Güven veren selamlaşmadan sonra adam çantayı........

© Milli Gazete