menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suriye’de el-Şara ve Hizbullah İşbirliği İddiası

12 0
06.04.2026

Suriye’de Ahmed el-Şara (Ebu Muhammed el-Colani) döneminin başlamasıyla birlikte, bölgesel dengelerin Şam’ın aleyhine döneceği yönündeki ilk beklentiler yerini karmaşık bir soru işaretine bıraktı. Dış dünyaya sunulan "Batı ile uyumlu lider" imajının ötesinde sahadan gelen son raporlar çarpıcı bir iddiayı gündeme taşıyor. Suriye, Lübnan cephesini kendisi için bir "savunma kalkanı" haline getiriyor olabilir. Eğer bu iddialar doğruysa Şara, İsrail ile er ya da geç yaşanacak bir yüzleşmeyi Lübnan üzerinden öteleyerek Suriye’ye nefes aldıracak zekice bir planı devreye sokmuş demektir.

Silah Sevkiyatında Artış İddiası

Beşar Esad dönemine kıyasla Lübnan sınırından Hizbullah’a aktarılan silah ve mühimmat miktarının arttığına dair iddialar eğer gerçeklik payı taşıyorsa, bu durum Şara’nın pragmatik bir beka stratejisi izlediği anlamına gelir. Suriye’nin henüz yeni bir savaşı göğüsleyemeyecek kadar kırılgan olduğu bir gerçektir. Bu tabloda İsrail’in askeri enerjisinin Lübnan’ın güneyinde ve Bekaa Vadisi’nde Hizbullah tarafından tüketilmesini sağlamak Şam için paha biçilemez bir zaman kazanma hamlesidir. Şara, İsrail ile doğrudan karşı karşıya gelmek yerine, bu mücadeleyi Lübnan sahasında tutarak Suriye’nin toparlanması için gereken süreyi satın alıyor olabilir; ki bu, mevcut şartlar altında askeri açıdan oldukça anlaşılır bir tercihtir.

Sınır Hattında Değişen Lojistik

Eski rejimin merkezi kontrol mekanizmalarının yerini alan bugünkü parçalı yapı, Hizbullah için çok daha esnek bir sevkiyat ağına imkan sağlıyor olabilir. Bazı sınır geçiş noktalarında yaşanan hareketlilik "merkezi otoritenin henüz tam kurulamadığı" argümanı altında maskeleniyor olabilir. Eğer iddia edildiği gibi tanksavar sistemleri ve dron parçalarının transferinde bir artış varsa bu durum Şara yönetiminin uluslararası kamuoyuna karşı "stratejik bir inkar" alanı oluşturduğunu gösterir. Teknik olarak Batı ile koordinasyon içinde görünen Şam, yerel unsurların bu trafiği yönetmesine göz yumarak hem İsrail’i meşgul tutuyor hem de doğrudan sorumlu tutulmaktan kaçınıyor olabilir. Tel Aviv’in Suriye’deki lojistik hatlara yönelik bitmek bilmeyen bombardımanları da bu örtük iş birliği ihtimaline karşı duyulan derin endişeyi yansıtmaktadır.

İsrail’i Lübnan’da Durdurma Planı

Bu kurgunun temelinde, bölgesel savaşı Suriye sınırlarının dışında tutma arzusu yatıyor olabilir. Güneydeki Süveyda vilayetinde İsrail destekli ayrılıkçı hareketlere karşı yürütülen operasyonlar Şara’nın "içerideki İsrail kollarını keserken dışarıdaki direnişi destekleme" stratejisinin bir parçası olarak okunabilir. Eğer Suriye, Lübnan’da Hizbullah’a alan açarak İsrail’i bir yıpratma savaşına zorluyorsa bu Hizbullah’ı Suriye için bir "dış savunma hattı" konumuna getirir.

Şara, resmiyette Batı için "makul ve barışçıl lider" pozisyonunu korurken el altından Hizbullah’ın lojistik damarlarını açık tutuyor olabilir. Bu ihtimal, Suriye’nin kendi egemenliğini sağlamlaştırmak için bölgesel rakiplerini birbirine kırdırdığı, riskli ancak askeri mantıkla son derece uyumlu bir stratejiyi işaret etmektedir.


© Milli Gazete