İnsanca Yaşamaya Dair: Korkudan, Yokluktan, Baskıdan Azade
İnsanlık tarihinin en kadim arayışı insanın güvende ve onurlu bir şekilde yaşamasını sağlamaktır. Geçmişten günümüze kadar yaşanan tecrübe bu arayışın ördüğü tuğlalardan ibarettir. Bu dünyayı anlamlı kılan gerçek de burada yatıyor. İnsanın bu arayışın öznesi olma kabiliyetinin getirdiği sorumluluk. Baktığımız zaman insanoğlu fiziksel olarak yeryüzündeki en donanımlı canlı değildir. Yabani hayata karşı koyabilecek fiziksel bir güce sahip değildir. İnsanın bu zayıflığına rağmen onu yeryüzünde halife kılan, ona sorumluluk yükleyen temel unsur bir arada yaşama kabiliyetidir.
Bu kabiliyete dair bugüne kadar ortaya çıkan fikirlerin buluştuğu nokta; insanlar kendi başlarına karşılayamayacakları korunma ihtiyacını ve nimet külfet dengesinin sağlanmasını ancak bir arada yaşayarak çözebilirler. Böylece toplumu tesadüfî bir yığın değil; güvenlik, refah ve özgürlük hedeflerini gerçekleştirmek üzere kurulmuş anlamlı bir birliktelik olarak değerlendirebiliriz. Buradan yola çıkarak insanın birlikte yaşama iradesine can veren üç temel kurucu sütundan bahsedebiliriz: Güvenlik, refah ve........
