menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İran düşmanlığı

20 0
08.03.2026

Medyada, din adamlarında İran düşmanlığı.

Adeta bir İran nefreti yarışması.

İran’ın ne kadar berbat olduğuna dair yakıştırmalar.

Hoca efendiler ağızlarını doldurarak “kâfir İran” cümlesini ne kadar rahat kurabilmekteler.

Hani neredeyse İsrail bile İran’dan üstün tutulacak.

Hiç duymadığımız suçlar uydurulmuş İran’la ilgili.

Arkadaş herkes aynı mezhepten, dinden olmak zorunda değil.

Güzellik, zenginlik burada.

Yaratıcının bizi sınadığı yeryüzünde kim bu insanlık sınavını kazanacak.

Herkesin dini aynı cetvelle çizilip bırakılmamış.

Venezuela Hristiyan’dı,

Başkanı, ABD tarafından zulme uğradı,

Can siperane Madura ve eşine destek verdik.

Katil Amerika gelip Yunanistan’ ı işgal etse, iyi oldu mu diyeceğiz,

Komşuluğumuz, önceliğimiz deyip Greklerin yanında duracağız.

Fakat Mossad hiç zahmet edip ülkemize gelip çalışmalar için para harcamasın,

Patates çuvallarını arabalara yükleyip evlerin önünde dinleme zahmetine katlanmasın, manavların reyonunda çalışıp efor harcamasın, ya da camilerde hoca kılığında vaaz vermeye nefes tüketmesin, zaten yeterince herkes, dindarlar bile fazlasıyla İran düşmanı.

Mazlumun dini sorulmaz,

Şu anda komşumuz, kardeşimiz İran; alçak bir kuşatma yaşamakta, can derdinde.

Bizse onun mezhebini tartışmaktayız

Çaldıran’da kalan bir akılla, İran; Siyonistlerden daha fazla düşmanlaştırılmakta.

Anadolu Ajansı’nın, “İran’ın çaresizliğinde F-35 ilklere imza atıyor, İran’ın caydırıcı hava gücü ve hava savunmasına sahip olmaması, 5. nesil savaş uçağı F-35’in, İsrail komutasında muharebe sahasında ilklerini gerçekleştirmesine imkân veriyor” içerikli haber, utanç vericiydi.

Oysa ABD basını kirli planı ifşa etti; “İran’dan sonra hedef Türkiye”.

Makalede, İran'daki yönetimin ABD-İsrail müdahalesi sonrası devrilmesi halinde, oluşacak boşluğun Türkiye tarafından doldurulmaması için "kontrol altına alınmalı" çağrısı yapılarak NATO üyeliğinin gözden geçirilmesi istendi.

Katiller Gazze’ de olduğu gibi İran’ dada çocuklara daha fazla düşmanlar.

Bir kız ilkokulu vuruldu, sadece bu okulda 168 ölü.

Yaralı çocuklar, ölenlerden daha fazla. Onlarca çocuk sakat kaldı. Minicik yürekler bir serçe kuş gibi korktu, ağır psikolojik travmalarla karşı karşıyalar.

BM verilerine göre, en az 20 okulun saldırılarda zarar gördüğü veya tamamen yıkıldığı tespit edildi.

Sadece dün, sağlık tesislerini doğrudan etkileyen 13 ayrı saldırı BM tarafından doğrulandı.

Siyonistlerin bir de kardeşi kardeşe kırdırma planı ile Kürt kartını kullanmaları.

“Kürtleri sahaya sürme” planına İranlı Kürt muhalif örgütlerden peş peşe destek açıklamaları geldi. PAK, ABD liderliğinde bir kara harekâtına katılacaklarını duyururken; PDKI üst düzey yetkilisi İsrail basınına yaptığı açıklamada, silahlı güçlerinin zaten İran topraklarında olduğunu ve askeri harekâtın 'yakında' başlayacağını ilan etti. İsrail ile "güçlü bir dostluk" kurmak istediklerinin altını çizerek, Tel Aviv yönetimine açık bir ittifak çağrısında bulundular.”

Netanyahu, ülkesinden kaçıp, Almanya’dan savaşı yönetmekte.

Eşi Sarah, Miami'de otel balkonunda, İsrail yanarken kahvesini yudumlamakta, nasıl olsa başkalarının çocukları savaşın bedelini ölerek ödemekte.

Oysa dışarıda yaşayan İranlılar ülkelerine koşmaktalar, viran olmuş vatanlarının yaralarından kan akarken, ellerinden tutmak için.

Ülkemizde kimileri, Çaldıran’dan bugüne gelememiş,

Başka bir kültürün mezhebine takıntılı, cehalet ve kötü niyet üzereler.


© Milli Gazete