Toplumun temelleri çatırdarken kurtuluş reçetesi nerede?
Son günlerde manşetlere yansıyan, yüreklerimizi dağlayan hadiseler gösteriyor ki; toplumumuz sadece ekonomik bir darboğazdan değil, asıl büyük tehlike olan temelden bir sarsıntıdan geçiyor. Gazetelerin üçüncü sayfaları, ekranların haber bültenleri artık sadece birer asayiş notu değil, "aile" mefhumunun nasıl çürüdüğünün birer belgesi niteliğinde.
Düşünün ki; henüz hayatın baharında, "bebe" denilecek yaştaki çocuklar ellerine silah alıp akranlarının canına kastediyor. Bu, bir cinnet halidir. Peki, bu noktaya nasıl geldik?
Bizim inancımıza ve kültürümüze göre eğitim ailede başlar. Sokakta gördüğümüz yozlaşma, evdeki ihmalin bir yansımasıdır. Bugün 18 yaşından küçük bir çocuk suç işliyorsa, o tetiği çeken parmaktan ziyade, o çocuğu o zihniyetle baş başa bırakan anne ve baba mesuldür.
Eğer adaleti tesis edeceksek, mahkemeler suç işleyen çocukların yerine bu ebeveynleri yargılamalıdır. Hatta öyle ki, en ağır cezalar onlara verilmelidir. Soruyorum size:
Bir evde adeta bir silah deposu neden........
