Hırsız Evden Olunca
Toplumsal vicdanın kanatıldığı, ahlâki değerlerin siyasi ya da idari ikballer uğruna feda edildiği karanlık zamanlardan geçiyoruz. Anadolu insanı asırlar ötesinden süzülüp gelen irfanıyla ne güzel söylemiş: “Hırsız evden olunca öküz bacadan çıkarmış.”
Bugün etrafımıza baktığımızda karşılaştığımız manzara tam olarak budur. Memlekette ne zaman bir yolsuzluk, usulsüzlük ya da tüyü bitmemiş yetimin hakkına girildiği iddiası ayyuka çıksa, hemen tanıdık bir tiyatro sahneleniyor. Kediye ciğeri teslim ediyorsunuz, sonra kedi ciğeri yiyince sanki fail o değilmiş gibi karşısına geçip hesap sorar gibi yapıyorsunuz. Milletin gözünün içine bakıla bakıla oynanan bu illüzyon numaraları, halkın aklıyla ve ferasetiyle alay etmekten başka bir şey değildir. Bu kadar sihirbazlığı bu millete yutturmaya çalışmak, açıkça pişkinliğin ve arsızlığın ta kendisidir.
İktidar temsilcilerinin çıkıp yüksek perdeden, “Biz temiz toplum ve temiz siyasetin adresiyiz” demagojisine sığınmalarını dinledikçe insan gülmekten kendini alamıyor. Keşke dediğiniz gibi olsaydı ama insan sormadan da edemiyor: Eğer temiz siyasetin ve temiz toplumun adresi iddia ettiğiniz gibi sizseniz ve sizin döneminizde bu kadar hırsızlık, yolsuzluk, haksız kazanç hevesi ortalıkta saçılıyorsa; varın siz söyleyin, adresi siz olmasaydınız bu ülkenin, bu garip........
