menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Öykünün İnsanı

12 0
19.08.2026

Sözün insanı hayvanlardan ayırdığı, onun bir bakıma bir türü olan dilin de toplumları veya ulusları birbirinden farklılaştırdığı ve böylece ilk toplumsal kurum olduğu, J.J. Rousseau tarafından ileri sürülmüştür. Bu görüşünü gerekçelendirmek bakımından şöyle bir çıkarım yapar: “Bir insan başka biri tarafından hisseden, düşünen ve kendine benzeyen bir varlık olarak tanındığı anda ona kendi hislerini ve düşüncelerini iletme arzusu ya da gereksinimi, bunun araçlarını aramaya yöneltir. Bu araçlar, bir insanın başka bir insan üzerinde etkide bulunabilmesinin tek aletleri olan duyulardan çıkabilir sadece. İşte size düşünceyi anlatmak için kullanılan duyulur, işaretlerin kuruluşu. Dili bulanlar bu akıl yürütmeyi yapmamışlardı ama içgüdü onlara bu sonucu esinledi.” *

Burada “içgüdü” olarak belirtilenin “bir sızı, bir kimsesizlik hissi” biçiminde insanın göğsüne oturduğunu, dolayısıyla hiçbir şey dışarıdan gelip kalbimize acı veremez, içimizde o dışsal etkiyi bekleyen iş birlikçi yaralar olmadıkça.” “Yaralar” ise insanın yeryüzündeki serüvenini,........

© Milli Gazete