Asrın usuleti
Çoğunluğun hüsnü şehadeti iyilik için yeterliyse yeryüzüne iyiliğin hakim olması hayalden ibarettir. Mütevatir haber ele alınırken 'yalan üzre birleşmeleri aklen mümkün olmayan toplulukların nesilden nesile kesintisiz olarak aktardığı...' diye bir ifade kullanılır. Şimdiki zamanın insani sorunu tam da söz konusu birleşimdir ki topluluklar yalana ikna olmuşluk bir yana içine düştükleri simülasyon evreninin gönüllü, bilinçli, tabii sözcüsü kesilir. Sözü, haberi, anlamı aşan bir yalan simülasyonu... Ancak dolaşıma sokulan yalanın da tanımı yapılmadan... Böylece dünleşen her an için yarının tarihi oluşur. Bu kesif kötülükle yüzleşmek, dünün destansı anlatımlarının tamamını sorgulatır. Kişisel sorgu kanuna tabi olmasa da dile dökülüp bir başka insana ulaşması sahibini özgürlüğünden eder. Yani varsayılan, aslında olmayıp zandan ibaret özgürlüğünden...
Dünyanın yalan oluşuna dair edebiyatla bu simülasyon evreni arasında alaka kurmak safdillik olur. Yalnızca kişisel hezeyanların yani anlamlandırma çabasıyla anlamlandırmamak üstüne gayretin çatışması, güçsüz düşen anlamın teslim bayrağı çekmesiyle sonuçlandığından bu saçma ruhsuzluğa herkes razı görünür. İklim koşulları ılımandır. Bir şekilde hayat idame ettirilmeli, etliyle sütlü karıştırılmamalı, sorumluluk alanlarına sorumsuz tavırlar bulaştırılmamalı, nihayet meşruiyet zemini oluşturmaya dair prosedür harfiyen uygulanmalıdır ki yalanın kurulu düzeni ilelebet payidar olabilsin!
Bir ömür emperyallerin tarihiyle iştigal etmiş, yaşanmışlarla ilgili........
