menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Unutulan haramlardan biri: Müslüman esiri ölüme terk etmek (2)

27 0
16.04.2026

Hz. Peygamber, Müslüman esirlerin kurtarılması için büyük çaba sarf etmiştir. Bu konudaki talimatı şöyledir: “Fekkû el-ânî” yani “Esiri özgürlüğüne kavuşturun!” (Buhârî, Nikâh, 72). Hz. Peygamber, bu sözünde zaten Arapça olan esir kelimesi yerine (el-ânî) kelimesini kullanmıştır. Bu kelime a-n-v kökünden gelmektedir. “Boyun eğmek, aşağılanmayı ve zilleti kabul etmek” kök anlamını taşımaktadır. Kök Kur’an’da, kıyamet günü herkesin Allah’ın karşısında boyun eğip onun kararına teslimiyet göstereceği ve zelil olacağı ifade edilirken kullanılmıştır (Tâhâ 20/111). Esir de zillete düştüğü için ânî olarak adlandırılmıştır (Taberî). Hz. Peygamber’in esir kelimesi yerine bu kelimeyi kullanması, Müslüman esirlerin yaşadığı yalnızlığa, gurbet diyarındaki çaresizliğe, işkence ve hakaretlere maruz kalmalarına işarettir. Dinlerinin aşağılanmasına ve gözlerinin önünde Kur’an’lar yerlere atılıp çiğnenerek zelil hale düşürülmelerine vurgudur. Karısı ya da kızı gözleri önünde işkence gören Filistinli bir babanın yaşadığı yıkımın özetlenmesidir.

Alî b. Ebî Tâlib (ö. 40/661) Hz. Peygamber’in kendisine öğrettiği ve bir sayfada yazılı bulunan şu üç şeyi bize dini bir emir ve vasiyet olarak bırakmıştır: “[Maktulün ailesine ödenecek] diyet. [Müslüman] esirleri özgürlüklerine kavuşturmak. Kâfir yüzünden bir Müslüman öldürülmez!” Hz. Ali, bunların yazılı olduğu kâğıdı (Ṣaḥîfe), kılıcının kabzasında muhafaza ederdi (Buhârî, “İʿtiṣâm”, 5). Görüldüğü gibi Hz. Peygamber’in emirlerinden biri, Müslüman esirleri kurtarmaktır.

Hz. Peygamber, düşman elindeki Müslüman esirlerin kurtulmasıyla bizzat ilgilenmiştir. Bir devlet başkanı olarak savaş sonralarında ya da görüşmelerde esir takaslarıyla (mübâdele) Müslümanları kurtarmaya çalışmıştır. Bir kâfir esir karşılığında iki ya da daha fazla Müslüman esiri geri aldığı olmuştur........

© Milli Gazete