menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İhanetin adı: Tarih, kimlik ve kavga

21 5
19.02.2026

Tarihte yaşanmış gerçek hadiseler, insanların zihninde fikirlerin somutlaşmasını sağlayan en önemli unsurlardan biridir. Tarihte vuku bulmuş bir olaydan geriye kalan eşyayı değerli kılan, bunların üretildikleri maddeden çok taşıdıkları manadır. Bir tarihi olay, beraberinde somut bir eseri tanık olarak bıraktıysa onunla ilgili anlatılara kulak verenler, büyük bir tesir altında kalır. Mesela ihanet ve ihanetin haramlığı ile ilgili nasihatleriniz ve verdiğiniz öğütler muhataplarınızca dinlense de akılda kalıcı olan daha çok betimleyerek dile getirdiğiniz gerçek olaylar ve şahıslarla ilgili olan kısmıdır. Biz de bir meselenin, tarih boyunca zihinlerde nasıl bir iz bıraktığını gerçekten yaşanmış bir misalle ele alalım. İhanetle ilgili müşahhas bir isim ve ona dair bir hadiseyi müzakere edelim: Ebû Riğâl ve taşlanan mezarı!

İhanetin kayıtlı hikâyesi

“İhanet ve onu gerçekleştiren hain” denince Arapların aklına gelen ilk isim, Ebû Riğâl’dir. Onun hikâyesi, Ebrehe’nin Kâbe’yi yıkmak amacıyla yola çıkışına ve Fil vak’ası’na dayanır.

Himyer krallığına bağlı Yemen valisi Ebrehe el-Eşrem (ö. 570 [?]) Kâbe’yi yıkmak için ordusuyla yola çıkar. Kendi dini dışındaki tüm inançları, kendi kutsalı dışındaki tüm mabetleri ve putları yıkmaya kararlıdır. Ardında yıkım bırakarak Kâbe’yi yıkmak üzere Mekke’ye doğru ilerler.

Cahiliye Arapları Kâbe’ye büyük saygı gösterirdi. Ebrehe Kâbe’yi yıkmak istediği zaman Yemen Emîri Zûnefer ve diğer bazı kabileler, silahlarını kuşanıp Ebrehe’nin üzerine yürümüşlerdi. Fakat Zûnefer, yenilerek esir düştü. Zûnefer’i hapsedip yoluna devam eden Ebrehe’nin karşısına bu defa Has’am kabilesinden bir birlik çıktı. Bunlar da Kâbe’yi korumaya çalıştılar ancak yenildiler. Ebrehe, bunlara komutanlık yapan Nüfeyl b. Habîb’i de esir aldı. Bu isimler Kâbe’yi korumak için canlarını feda edenler olarak tarihteki yerlerini aldılar. Ancak Kâbe’ye ihanet ederek işgalcilerin safında yer alanlar da vardı. Babalar evlatlarına bu isimleri ezberletti. Adları tarih kitaplarına geçti. İhanetin simgesi oldular. Bugün bile hâlâ isimleri anılmaktadır. Bu ihanet hikâyesini İbn Hibbân’dan dinleyelim:

“Derken Ebrehe Tâif’e ulaştı. [Ebrehe, Lât putunu kırıp ortadan kaldırmak için] Tâif’e ulaşınca Mes’ûd b. Mu‘atteb, Sakîf kabilesinden kişilerle onun huzuruna vardı ve şöyle dedi: “Ey kral! Biz senin köleleriniz. Sana karşı bir itirazımız olamaz. İstediğin şey -Lât’ı kastediyorlardı- seninle aramızda bir sorun........

© Milli Gazete