menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İşgal Sırası

18 5
14.02.2026

Artık açıkça söylenmeye başlandı; İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelecek. İsrail yanlısı ABD senatörleri, artık açıkça söylüyor; İran’dan sonra sıra Türkiye’ye gelecek diye. Türkiye’den söylenmesiyle ABD’den söylenmesi farklıdır; Türkiye’den söylendiğinde bu yaklaşan tehlike için nasıl önlemler alınıyor, önlemler alınmalı denmek istenirken aynı şeyin ABD’den söylenmesi açıkça İran işgalinden sonra Türkiye işgal edilecek demektir. Türkiye’yi Suriyeleştirme planı üzerinde çalışılıyor. Sıranın Türkiye’ye gelmesini bırakalım sıra Türkiye’ye gelecek denmesi bile hadsizliktir. Bu hadsizliğe karşı ülkemizi yönetenlerin cevap vermesi gerekir. Ne demek sıra Türkiye’ye gelecek! Sıra hiçbir zaman Türkiye’ye gelememeli. Öyle bir planı veya beklentisi olanlara haddi bildirilmeli.

Olan bitene gerçekçi bakmak lazım. Eskiden İran’ı yönetenler bir füzeyle İsrail’i ortadan kaldırırız, ABD’yi vuracak füze gücümüz var diye esip gürlerlerdi. Görüldü ki ABD savaş gemisi günlerdir İran’ı hedef almış dibinde beklerken İran’dan ne füze geldi ne de o gemiyi oradan kaçırtacak bir hareket yapıldı. ABD savaş gemisi İran’ın dibinde vurmak için beklerken İran’dan herhangi bir karşı atak gelmiyor. ABD topraklarını vuracak gücümüz yok, Ortadoğu’daki dahası komşularımızdaki ABD üslerini vururuz diye savaş başlamadan teslim olmuş açıklamalar yapılıyor. Nerede esip gürleyen İran! İş ciddiye binince suspus olmuş durumda. ABD okyanus ötesinden dibine gelip tehdit ederken, İran okyanus ötesine gitmeye gücü olmadığını söylüyor. Oysa günümüz teknoloji şartlarında her devlet isterse okyanus ötesindeki bir ülkeyi vurabilir. Bunun için askeri teknolojisi olacak. Sadece askeri teknoloji yetmez. Siyasi cesaret ve irade olmalı. Anlaşıldı ki İran kof bir tehdit savuruyormuş İsrail’e ve ABD’ye. Lafla savaş gemisi yürümez! Adamlar taaa bilmem nereden bilmem kaç günde getirdi savaş gemisini İran’ın dibine. Lafla değil ama! Askeri teknoloji ve siyasi iradeyle getirdiler. Sadece güç yetmez siyasi irade de olacak. Dünyada en gerçekçi düşünmesi gerekenler Müslümanlarken, Müslümanlar kendi kendilerini kandırıyor. Bu minvalde Türkiye ne durumda acaba?

Türkiye sırasını mı bekleyecek yoksa gerekenleri yapacak mı? Bize bir şey yapamazlar diye bir şey yok. Bize bir şey yapamazlar demek için yapamayacakları kadar askeri teknolojik güce sahip olmak ve siyasi irade göstermek gerek. Var mı bu güç ve irade. Buna bakmak lazım. Hiçbir zaman olmasın elbette buna cesaret edemesin de diyelim ki ABD Türkiye’yi vurmak için askeri hazırlık yaptı ve vurmaya yönelik gerekli askeri hareketleri gerçekleştiriyor. Bu hazırlık ve hareketliliğe cevap olarak Türkiye’nin vereceği askeri hazırlık ve hareketlilik olur mu, olursa caydırıcı düzeyde gerçekleşir mi. Yoksa İran gibi ikinci Venezuela olmaya mı çalışılır. Ne demek bu. İran ABD’ye askeri olarak karşılık veremeyeceği için ABD ile anlaşma yoluna gitmeye çalışıyor. ABD bu tavra karşı İran’a istediklerini dayatıyor. Nükleer tesislerin olmasın. Füzelerin olmasın. Doğal gaz ve petrolünü bize ver. En önemlisi İslam rejimi ortadan kalksın. Demokrasi olsun. Müslümanlar demokrasilerde güzel güzel sürünüyor, siz de sürünün. Tam bağımsızlığı boş verin neyinize gerek, bize bağlı kalın. Sıra Türkiye’ye geldiğinde Türkiye askeri caydırıcılıkla karşılık vermezse aynı hatta daha sert dayatmaları Türkiye’ye de dayatacak ABD. ABD ile bizi vurmasın diye anlaşmaya girmek demek köleliğe razı olmak demektir. İran ABD ile anlaşırsa Venezuela gibi bağımsız siyasi iradesini de yer üstü ve yer altı kaynaklarını da kaybeder. Aynı şekilde Türkiye de anlaşırsa aynısı olur. İran ve Türkiye bir güç olup ABD’ye karşı koyma iradesini ortaya koymalıdır. Bizi vurmasın diye anlaşmaya girmek köleliğe razı olmaktır. Esip gürlemek yerine gerçekçi hareket ederek askeri teknolojik ve siyasi güç ortaya koymak şart. Yoksa sıra beklemekle devlet olunmaz.

İşgal sırası beklemek değil karşı işgale geçmek gerek!


© Milli Gazete