menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kötü ekonomi her şeyi bozar

10 0
24.02.2026

Kötü ekonomi, sadece ekonomiye dair dengeleri değiştirip kötüleştirmiyor, aynı zamanda ahlakı da bozuyor.

Çarşı pazardaki fiyat etiketlerindeki değişimi takip edebilmek mümkün mü mesela? Ücretle çalışan, sabit gelirli insanlar, yani toplumun büyük bir bölümü maaşlarına yılda 1 kere, o da resmi enflasyon farkı kadar bile etmeyen zam alırken, fiyat etiketleri 1 ayda birkaç kere değişir hale gelmiş durumda. İnsanların gelirleri, enflasyon farkı kadar bile zam alamadıklarından ötürü kağıt üzerinde bile artmazken; giderleri yani hayatlarını idame ettirmek için katlandıkları masraflar ise neredeyse her gün artıyor. Böylesi bir tablonun bankalara borca batmış ve gelecekten umutsuz insan yığınlarından başka bir şey üretmesi mümkün mü? Bir de ihya olmuş bir faizci kesim üretiyor tabi..

Nasıl olsa enflasyonist bir ortam var diye maliyetler gerçekten arttı mı artmadı mı diye bakmadan, keyfince zam yapanlar var ki, neredeyse birkaç hafta önce gördüğünüz fiyatı bir daha göremiyorsunuz. Geliriniz yerinde sayarken, daha doğrusu durduğu yerde erirken, yaşamak için katlandığınız maliyetler ise son sürat yükseliyor. Burada kocaman bir ekonomik sorun olduğu kadar, bir o kadar büyük ahlaki bir sorun da var. Ve buda kötü ekonominin beklenen bir neticesi.

Son dönemde, kamuoyunun da gündemine gelen bazı kavramlar var tam da bunla ilgili; shrinkflasyon ve skimpflasyon. Shrinkflasyon için kısaca “küçülme enflasyonu” denebilir. Ürün fiyatı sabit kalırken gramaj veya adet azalıyor, vatandaş aynı parayı ödeyip daha az ürün alıyor. Yani etiket üstünde zam yok gibi gözükse de gizli bir zam söz konusu. Skimpflasyon da ise fiyatlar sabitken veya artarken, ürün ya da hizmetlerin kalitesi düşürülüyor veya içerik kalitesi düşürülüyor. Her iki durum içinde “artan maliyetler”den ötürü yapıldıkları gerekçe gösterilebilir ama işin ahlaki boyutunu ortadan kaldırmaz böyle olması da..

Üreticiler, esnaflar vs enflasyonist koşullara karşı kendilerini koruyacak bir yol bulmuş durumdalar, artan maliyetler (bazen artmasa da) etiketlere yansıyıveriyor. Bu durumda yine en savunmasız kalan vatandaş oluyor. Ki, bu sebepten ötürü, enflasyonla mücadele programının tüm yükü halkın sırtına yükleniyor. Senede bir kez, oda yetersiz oranda artan maaşlarla bu gidişata direnmenin imkanı yok.

Ve işin kötüsü, istatistiki birtakım illüzyonlar ve baktığınız yöne göre değişen birtakım verilerle enflasyonun düştüğü söylenedursun, bunun sokağa, günlük hayata yansıması vatandaş tarafından fark bile edilemiyor. Güya, enflasyonun “beli kırıldı”, ancak hayat pahalılığında en ufak bir hafiflemenin emaresi bile yok ortada.

Tam tersine, “geçinemiyoruz” feryadını haykıran insanların sayısı artıyor her geçen gün. “Tarım ve hayvancılık ülkesi” olarak tanımlanan Türkiye’de gıdaya erişim hiç olmadığı kadar zor mesela. Geçen kış da yüksek sebze meyve fiyatlarını konuşmuştuk, bu sene de değişen bir şey yok. Daha doğrusu hızla değişen fiyat etiketleri ve süratle fakirleşen bir toplum var.

Hayat pahalılığımız artık sadece bizler nezdinden değil ülkemize gelen yabancı ülke vatandaşları için de bir soruna dönmüş durumda. Pahalılıkta bir dünya markası olurken, dolar bazında bile pahalı kalıyoruz artık. Ekonomik politikaların getirdiği nokta tam da bu ve bu tablo, seçim öncesi dağıtılacak günü kurtarmaya yönelik birtakım şeyler ve 3 kuruş zamlarla da düzelmez. Ekonomideki bu zihniyet sürdükçe, seçim öncesi dağıtılan mavi boncuklar, ortadaki sorunu daha da büyütür sadece.

Bu topyekün fakirleşmeden herkes payına düşeni aldı, ancak en büyük tokadı da emekliler yedi. Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir emekli maaşları sorunu, daha doğrusu emeklilerin maaşlarıyla yaşadıkları sefalet sorunu söz konusu. Bu gidişatla sırayla herkes deneyimleyecek gibi gözüküyor bunu.

Sözün özü, kötü ekonomi ahlakı da bozuyor, insanların yaşadıkları hayatı da, geleceğe bakışlarını da. Türkiye’nin 1 numaralı sorunu budur ve bunu çözmek zorundadır. Seçim kazanmaya yönelik gündelik çözümler veya mavi boncuklar ise sorunu daha da büyütecektir.


© Milli Gazete