Kader - 2
Kaderin imanın şartlarından olduğu herkesçe malumdur. Bunun bir kez daha hatırlanmasında bir beis olmaz. Kadere inanmamak insanı küfre düşürür. Zaten iman olmadan da böylesine önemli bir mevzuyu net bir şekilde anlamak asla mümkün olmaz.
Dolayısıyla icmali iman gereği kadere şeksiz şüphesiz inanmak zorunluluğu vardır. Ancak bu kadarla yetinmek, insanı kâmil iman sahibi yapmıyor. O halde iman-ı kâmile sahip olabilmek için mutlaka araştırıp işin aslını bilmek gerekir ki bu ise tafsili iman gereğidir.
Tabi parantez içinde icmali ve tafsili iman nedir, onu da hatırlamak icap eder. İcmali iman, imanın şartlarına şeksiz şüphesiz, hiç tereddüt etmeden inanmaktır. Tafsili iman ise inanılan herşeyin tafsilatıyla öğrenilmesi demektir. Yani ilminin alınması gerekir. Buna göre bir üst paragraf yeniden gözden geçirilebilir. Konumuza dönersek! Sahabeden Abdullah ibn Mesud ra, şu hadisi........
