menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fas ve Senegal… Bir kupa savaşımız eksikti

6 0
previous day

Her zaman yazmaya çalıştığımız bir gerçek var; Fas’tan Endonezya’ya, Nijerya’dan Çeçenistan’a kadar devasa bir alanı kapsayan İslam dünyası, Allah’ın lütfettiği sınırsız nimetlerle dolu. Yer altı zenginlikleri, genç nüfus avantajı, tarihi birikimler, coğrafi kazanımlar ve daha fazlası İslam ümmetine cömertçe bahşedilmiş. Lakin bu imkânları etkili bir organizasyona çevirme konusunda ne yazık ki başarılı olunamıyor. İslam dünyasına bir bütün olarak baktığımızda, siyasette, ekonomide, askeri ve teknolojik alanda potansiyelimizin çok altında olduğumuz ortada. Bu durumun çok çeşitli sebeplerinden biri de birazdan arz edeceğim örnekte mevcut. Yakın bir zamanda milligazete.com.tr’nin manşetinde denk geldiğim bir internet haberini okuduğumda bu düşünceler geçti aklımdan. Önce habere bir göz atalım sonra yorumunu yapalım. İlgili haberde özetle şöyle deniliyordu:

“Afrika futbolunda tarihi bir kriz yaşanıyor. Afrika Futbol Konfederasyonu (CAF), 18 Mart’ta aldığı kararla 2025 Afrika Uluslar Kupası’nın finalinde sahada kazanan Senegal’in şampiyonluğunu iptal ederek kupayı Fas’a verdi. CAF Temyiz Kurulu, Senegal’in finalde yaşanan olaylar nedeniyle maçı hükmen kaybettiğini açıkladı. Bunun üzerine Senegal Teknik Direktörü Pape Thiaw, kupayı Senegal ordusuna teslim ederek, ülkesinin geri adım atmayacağı mesajını verdi.”

Futbolu iki taraf arasında bir yakınlaşma ve muhabbet vesilesi olmaktan çıkarıp ideolojik bir saplantı haline getirmenin yıkıcı etkilerine, iki İslam ülkesi arasında yaşanan bu krizde bir kez daha şahit oluyoruz. Yaşanan olay, bir futbol kupasının bir ülkeden başka bir ülkeye verilmesi gibi görünse de aynı zamanda iki Müslüman milletin arasına fitne tohumları ekilmesi anlamına da geliyor. İslam düşmanları çok sever böyle hamleleri, bu açıdan Müslüman kimliğiyle öne çıkan Senegalli teknik adamın yaptığı asker hamlesi olumsuz sonuçlar doğurabilecek bir hamle. Futbol fanatizminin Müslümanları getirdiği içler acısı hali ortaya koyması açısından da oldukça dikkat çekici. Senegal’in bu meydan okuma tavrı karşısında Fas ordusu da “bir gece ansızın geliriz, kupayı alır gideriz” diyecek olursa ne olacak? 2026 rakamlarına göre, 38 milyon 680 bin nüfusa sahip Fas’ın yüzde 99’u, 19,4 milyon nüfusa sahip Senegal’in ise ortalama yüzde 92-97’si Müslüman. Bu polemiklerin ciddiyete binmesi durumunda Fas ve Senegal ordularının Müslüman askerleri bir kupa sebebiyle birbirinin kanını mı akıtacak?

Her yanımız ateşle sarılmış, Haçlı-Siyonist ittifakı el birliğiyle Müslümanları boğmanın, İslam ümmetini toprağa gömmenin derdine düşmüşken Müslüman ülkelerin içinde boğuldukları krizlerin ehemmiyetsizliği yürek dağlayan cinsten. Holiganlık tehlikeli bir akımdır, bu sürecin akışı nereye varacak bilinmez lakin Fas ile Senegal arasında yıllardır süregelen kardeşlik bağlarının futbolun geçici hırslarına kurban edilmemesi için birtakım tedbirler düşünülüyordur diye umut ediyorum. Bu konuda kimsenin tarafını tutmuyorum, kim haklı ya da değil tartışması da yapmıyorum; zira futbol ilgi alanım değil. Burada bir hakikati ifade etme gayretindeyim. Hakikat şu ki; maçlar yeniden oynanır, kupalar yeniden kazanılır ama arasına nifak giren kardeşlik bağları bir daha eskisi gibi kuvvetlenemez, kaybedilen güven duyguları bir daha aynı derecede kazanılamaz. Belki sembolik, belki de önemsiz gibi görünse de elinde silah kullanma yetkisi bulunan askerlerin bu tarz polemiklere alet edilmesi çok tehlikeli sonuçlar doğurmaya müsaittir. Gerek siyasette, gerek askeriyede gerekse sporda hangi alanda olursa olsun Müslüman bir toplumu temsil eden yöneticiler daha olgun kararlar almakla sorumludur. Aksi takdirde, birbirimiz arasında vuku bulan her gereksiz kavga, Siyonistlerin ve emperyalistlerin kara düzenini işletmeye yardımcı olmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

Biraz daha şuur ve biraz daha feraset lütfen...


© Milli Gazete