menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MUSTAFA KEMÂL'İN UYDURMA ŞECERELERİ VE HAKÎKÎ MENSÛBİYETİ (387)

21 0
previous day

(https://www.gettyimages.com/photos/albert-memmi; 28.7.2026)

Tunuslu / Fransalı Yahûdi ictimâiyâtçı ve edebî muharriri Albert Memmi (Tunus, 15.12.1920 – Pâris, 22.5.2020)…

Kültür ik̆tibâsı (acculturation)

Kültür ik̆tibâsı (acculturation), farklı kültür yapılarındaki iki topluluğun, birbirleriyle, şu veyâ bu şekilde (düşmanca veyâ dostça) münâsebete geçip taraflardan birinin veyâ her ikisinin birden dîğerinin kültür modelinin têsîri altında kalarak onun bâzı kültür unsurlarını benimsemesi, bunları kendi kültürüyle kaynaştırmasıdır. Bu kültürel têsîr, alıcı kültürü zenginleştirici (inkişâf ettirici) veyâ bozucu (tereddî ettirici, şahsıyet kaybettirici) mâhiyette olabilir. Kültür ik̆tibâsı, çok def’a, hâkim kültür topluluğunun, hâkimiyeti altındaki topluluğa kendi kültürünü aşılaması sûretiyle ve tek yönlü olmaktadır. Kültür ik̆tibâsının muhtelif şekillerini, aşağıdaki şemayle göstermek mümkündür.

Bu şemada kullandığımız ıstıl̃âhların Fransızca karşılıkları şunlardır: Kültür ik̆tibâsı: acculturation; ik̆tibâsı kabûl̃ (zoraki veyâ gönüllü): acceptation de l’acculturation (imposée ou volontaire); ik̆tibâsı red (zoraki veyâ gönüllü): refus de l’acculturation (imposé ou volontaire); özü muhâfaza: maintien de l’essentiel des traits culturels d’origine; aşırı ik̆tibâs (başkalaşma, benlik kaybı): acculturation excessive (métamorphose, perte d’identité); içine kapanma: enfermement sur soi; kültürel cepheleşme (kültürel taassub): contre-acculturation (fanatisme culturel); zenginleşmiş kültür (şahsıyetli inkişâf): culture enrichie (développement en maintenant les traits culturels d’origine); terkîb: combinaison (syncrétisme); temessül: assimilation; durgunluk: stagnation, sclérose; gönüllü temessül: assimilation volontaire; cebrî temessül (kültürel jenosid): assimilation imposée (génocide culturel); inhitât: décadence.

Kültürel ik̆tibâsla al̃âkalı bu hâl̃lerden kültürel cepheleşme, yabancı kültürle tam bir zıdlaşma, kültür ik̆tibâsını reddetmekle iktifâ etmeyip hattâ kendi kültür unsurlarının unutulmuş olanlarını dahi canlandırma ve mevcûdlarına da sıkı sıkıya sarılma hâl̃idir. Kültür ik̆tibâsını bütünüyle reddedip kendi içine kapanma, kültür pl̃anında bir durgunluğa ve tedrîcen inhitâta yol açabilir. Fransız feylesofu Jean-François Revel’in bu mes’eleyle al̃âkalı müşâhedeleri üzerinde dikkat̃le tefekkür etmiye değer. Metni, ehemmiyetine binâen, yine Fransızca aslıyle berâber ik̆tibâs ediyoruz:

Fransız feylesofu Jean-François Revel’e nazaran “Kültürel tahavüller ve ilerleme”

“Bir kültürün yabancı têsîrlere karşı mânialar gerisine sığınarak orijinal̃liğini muhâfaza edebildiği fikri, dâimâ ak̃si istikâmette netîce vermiş eski bir yanılgıdır. Kendini tecrîd ederek farklılığını muhâfaza etmek mümkün değildir. Ancak eserlerin ve yaratıcı şahsıyetlerin bir memleketten dîğerine serbestce dolaşabilmesidir ki her kültüre, kendini yeniliyerek mevcûdiyetini idâme etme imk̃ânı vermektedir. Bunu isbât etmek için, eski Isparta ile Atina sitelerinin vazıyetlerini mukâyese etmek k̃âfîdir. Edebiyat ve san’atler, felsefe ve matematik, siyâset ilmi ve târih, hârice açık bir site olan Atina’da durmadan serpilip gelişmiştir. Hâl̃buki, farklılığının üzerine titriyen Isparta, hiçbir şâir, hiçbir hatîb, hiçbir mütefekkir, hiçbir mîmâr yetiştirmeyen tek Yunan sitesi olmak gibi bir garâbeti başarmıştır. (L’idée qu’une culture préserve son originalité en se barricadant contre les influences étrangères est une vieille illusion qui a toujours donné un résultat contraire à celui qui était recherché. On ne peut être différent tout seul. C’est la libre circulation des œuvres et des talents qui permet à chaque culture de se perpétuer tout en se renouvelant. La démonstration remonte au vieux parallélisme entre Sparte et Athènes. C’est Athènes, cité ouverte, qui fut le prolifique lieu de création dans les lettres et les arts, dans la philosophie et les mathématiques, la science politique et l’histoire. Sparte, défendant jalousement son exception,........

© Milat