menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (352)

15 0
wednesday

Türkiye’nin Avrupa Topluluğu’na iltihâk için ilk mürâcaatı, 31 Temmuz 1959’da, Menderes ile…

El’ân, Hâriciye Vekâletimizde bir “Avrupa Birliği Başkanlığı” bulunuyor. Vâ esefâ!

(https://tr.wikipedia.org/wiki/Türkiye'nin_Avrupa_Birliği_üyelik_süreci; 19.6.2026)

Milletimize karşı topyek̃ûn kültür jenosidi mücrimi Kemalizmin değişmez hedefi, Memleketimizi Avrupa Birleşik Devletleri’nin bir eyâleti yapmaktır… Kemalist Totaliter Rejimin bu dayatmasına boyun eğerek aynı siyâseti tâk̆îb eden bütün Hük̃ûmetler, onun suç ortağıdır!

Bu “Başkanlığın” sitesindeki “Türkiye-AB İlişkilerinin Tarihçesi” başlıklı îzâhat, Kemalist Totaliter Rejimin değişmez Avrupacı (dîğer tâbirle Avrupa Birliği ile bütünleşme) siyâsetinin ifâdesidir ve -maâlesef- Adnan Menderes de, bu meş’ûm siyâsetin temsîlcilerinden biriydi. Bu metinde, Kemalist Zihniyeti ak̃settiren şu ifâdeler, hâssaten dikkat̃ çekiyor:

- Türkiye, “çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmak” gâyesiyle Avrupa Birliği’ne iltihâk etmek istiyor… Yânî bu sak̆îm zihniyete nazaran, ileri bir medeniyet seviyesine ulaşmak için Avrupalı olmak, Frenk Câmiasına temessül etmek şarttır!

- Avrupa Birleşik Devletleri, “insanlık tarihinin en büyük barış projesi” imiş! Âşik̃âr bir hak̆îkattir ki bu sul̃h, ancak kendi içlerinde ve birbirlerine karşıdır; yoksa Avrupa, kendi dışındaki âleme karşı, an’anevî emperyalist siyâsetlerinde berdevâmdır! Hele ki Müslümanlar bahis mevzûu olduğunda, “sul̃h”ün onların nazarında hiçbir kıymeti yoktur! İşte, jenosidci İsrâil Devleti karşısındaki asırlık sük̃ûtları; hattâ ona alenen destekleri, onunla suç ortaklıkları! İşte, Venezuala’ya, Îrân’a tecâvüzleriyle göz göre göre haydûdluk yapan Amerika karşısında el pençe olmuş hâlleri! İşte Kıbrıs’da mârûz kaldıkları jenosid siyâsetine rağmen hakları teslîm edilmiyen, meşrû Devletleri tanınmıyan Kıbrıs Türkleri! İlh…

- “Ebedî Şef’in Râdifesi”nin hükmünce: Avrupa Birliği, "Beşeriyet tarihi boyunca insan zekâsının vücuda getirdiği en cesur eser" imiş! Tam da, Frenkleşmeyi mezîyet sayan, bununla da kalmayıp bir kültür jenosidi siyâsetiyle bütün Anadolu Milletini kendilerine benzetmiye çalışanlara l̃âyık bir söz!

“T. C. Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı”nın “Türkiye-AB İlişkilerinin Tarihçesi” başlıklı makâlesi esefle okunuyor:

“Türkiye Cumhuriyeti kuruluşundan itibaren çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma yolunda uluslararası konjonktürdeki gelişmeleri yakından takip etmiş ve OECD, NATO gibi uluslararası örgütlenmelerin etkin bir üyesi olmuştur. Bu doğrultuda, insanlık tarihinin en büyük barış projesi olarak nitelendirilen Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun (AET) 1958 yılında kurulmasından kısa bir süre sonra Türkiye, 31 Temmuz 1959'da Topluluğa ortaklık başvurusunda bulunmuştur. Türkiye adına bu başvuruyu, dönemin Demokrat Parti lideri ve Başbakanı Adnan Menderes yapmıştır. Menderes, bu başvuruyla, Türkiye'nin Avrupa'ya ilk adımı attığını ifade etmiştir.

“AET Bakanlar........

© Milat