Mustafa Kemâl'in uydurma şecereleri ve hakîkî mensûbiyeti (289)
Ahmet Emin Yalman, gazetesinin 19 Ağustos 1949 târihli nüshasında, “Fikret ve Nâzım Hikmet” başlıklı başmakâlesiyle Nâzım Hikmet’e af kampanyasını başlatıyor… Mensûb oldukları “Mütehakkim Zümre”nin desteğiyle iki sene içinde netîce alacaklardır…
‘- Eğer Ruslar böyle bir hâdiseden kendi hesaplarına istifadeye kalkışmışlarsa bunda benim suçum ne? Böyle bir şey istedim mi? Gerek buna ve gerek ismimin bir mektebe takılmasına mâni olmak elimde mi? Şiirlerimin tercüme edilmesini yasak etmek de kudretim dahilinde değildir. Vatanseverliğe gelince, falan ve filân vatandaş, Türk vatanına hislerile veya burada çiftliği, evi olması dolayısile bağlılık duyabilir. Benim bağlılığım daha derindir, çünkü ben bu memlekete dilile bağlıyım. Benim için hayatta bundan kuvvetli bir bağ tasavvur edilemez.’
‘- Yanlış zehapları dağıtmak için vatanseverliğinizi herkese ilâna razı olur musunuz?’
‘- Bir erkek, erkek olduğunu isbata davet edilir mi? Türk dilini terennüm eden, memleketi sevdiğini bütün varlığiyle isbat eden, onun uğruna her ıstırabı ve feragati göze alan bir insandan vatanperverliğini isbat etmesi nasıl istenir? Türk vatanı nereden olursa olsun, bir tecavüze maruz kalırsa, buna karşı yalnız kalemiyle değil, bütün vücudile ve varlığıyle göğüs vereceklerin ilk safında daima ben bulunacağım.’
“Nâzım Hikmete karşı devam eden haksızlık ve alâkasızlık, tasavvura sığmaz bir şeydir. Kanunî bir cemiyet içinde böyle bir hale cevaz verilemez. Türk adliyesini bir vatandaş sıfatile vazifeye davet ediyorum. Büyük haksızlığın tâmiri, yalnız Türk kültür ve edebiyatına karşı değil, tarihimize karşı da bir zarurettir. Bilhassa ki işin içinde sarsılmış bir sıhhî vaziyet, tedricî bir ölüm tehlikesi de vardır. Kederden gözleri kör olmuş bir anne, desteksiz bir aile adâlet beklemektedir.
“Umumî efkârın da bu dâvayı kendine mal edeceğini ve yirmi milyon Türkün büyük bir Türk şairinin tamamile haksız yere hapis ve eza görmesinden ileri gelen ağır bir mesuliyet hissesini sırtında taşımağa razı olmıyacağını kuvvetle umuyoruz.” (Ahmet Emin Yalman, “Fikret ve Nâzım Hikmet”, Vatan, 19.8.1949, ss. 1 ve 3)
Yalman’ın Kızıl İhtilâl propagandacısı Nâzım Hikmet hakkındaki af kampanyası, netîce alınıncıya kadar devâm etti
Yalman, 19........
