Kendimize karşı açtığımız savaşı bitirebilir miyiz?
İnsanın hayatındaki en uzun ilişki, çoğu zaman kendisiyle kurduğu ilişkidir. İnsan değişir, şehirler değişir, insanlar hayatımıza girer ve çıkar. Fakat insanın kendi zihniyle kurduğu bağ, bütün bu değişimlerin arasında varlığını sürdürür.
Bu nedenle kendimize nasıl konuştuğumuz, yalnızca o anki ruh halimizi değil, zaman içinde kendimizle kurduğumuz ilişkinin niteliğini de belirler.
Kimi zaman aynaya baktığımızda yalnızca dış görünüşümüzü değil, geçmişte yaptığımız hataları da görürüz. Bir konuşmada söylediğimiz yanlış bir cümle, yıllar önce verdiğimiz bir karar, bir ilişkide yaptığımız hata ya da gerçekleştiremediğimiz bir hedef zihnimizde tekrar tekrar karşımıza çıkabilir.
Ve zihnimiz bazen geçmişi bir öğretmen gibi değil, bir mahkeme salonu gibi kullanır.
Üstelik çoğu zaman kendimize savunma hakkı bile vermeyiz.
“Nasıl böyle yaptım?”
“Bunu nasıl fark edemedim?”
“Ben zaten hep böyleyim.”
“Hiçbir şeyi doğru yapamıyorum.”
Bu cümleler ilk bakışta yalnızca düşünce gibi görünür. Oysa sürekli tekrarlandığında kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin diline dönüşebilir.
Burada önemli olan, insanın kendisini hiç eleştirmemesi değildir. Aksine, sağlıklı bir insan........
