menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Korsanlıkla övünen bir süper güç, küresel bir yıkım ve hukuksuzluk demektir

12 0
04.05.2026

Uluslararası ilişkiler tarihine bakıldığında, büyük güçlerin zaman zaman hukuku esnettiği, hatta çiğnediği çok sayıda örnek vardır. Ancak bir süper gücün liderinin, bunu alenen ve neredeyse övünerek dile getirmesi, alışılmışın ötesinde bir kırılmaya işaret eder.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik deniz ablukası kapsamında bir gemiye el konulmasını “çok kârlı bir iş” olarak nitelendirmesi ve Amerikan donanmasını “korsanlar gibi” davrandığını söylemesi, yalnızca bir dil sürçmesi değil; küresel düzen açısından derin bir zihniyet değişiminin dışavurumudur.

Bu sözler, uluslararası hukukun temel ilkeleriyle açık bir çelişki içindedir. Denizlerde serbest dolaşım, modern küresel ticaretin ve devletler sisteminin en kritik yapı taşlarından biridir.

ABD’nin, İran ile yaşadığı çatışmayı gerekçe göstererek uluslararası sularda gemilere el koyması ve bunu ekonomik kazanç üzerinden meşrulaştırması, “güç hukuku”nun yeniden sahneye çıktığını göstermektedir. Daha da vahimi, bu yaklaşımın en üst düzeyde dile getirilmesidir.

Trump’ın ifadeleri yalnızca diplomatik nezaketsizlik değil; aynı zamanda küresel normlara yönelik açık bir meydan okumadır. “Korsanlık” kavramı, uluslararası hukukta en ağır suçlardan biri olarak tanımlanır. Tarih boyunca devletler, korsanlığı ortadan kaldırmak için ortak mücadele yürütmüştür. Şimdi ise dünyanın en büyük askeri gücünün lideri, kendi donanmasını bu kavramla özdeşleştirerek adeta meşruiyet krizini derinleştirmektedir.

Bu söylemin bir diğer tehlikeli boyutu ise emsal oluşturma riskidir. Eğer ABD gibi bir ülke, ekonomik ve askeri gücüne dayanarak uluslararası sularda........

© Milat