menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hangi Sofra Daha Gerçek…

22 0
28.02.2026

Bir takvim yaprağı değildir sadece.

Bir iklimdir. Ruhun iklimi.

Bu ay geldiğinde insanın sesi kısılmalı, kalbi yükselmelidir. Nefis geri çekilmeli, vicdan öne çıkmalıdır. Çünkü oruç sadece mideyi değil, gözü, dili, kalbi de terbiye eder.

Fakat her Ramazan’da içimi yoklayan bir soru var:

Bu ay bizi gerçekten arındırıyor mu, yoksa biz Ramazan’ı kendi görüntümüze mi benzetiyoruz?

İftar sofraları kuruluyor. Yer sofralarına misafir olunuyor. Köy evleri ziyaret ediliyor. Yardım kolileri hazırlanıyor. Kapılar çalınıyor, gönüller alınmaya çalışılıyor.

Hepsi güzel. Hepsi kıymetli.

Ama niyet sessiz değilse, iyilik neden bu kadar gürültülü?

Sofralar kurulmadan önce ışık ayarlanıyorsa…

Çorba kaşığa değmeden fotoğraf paylaşılıyorsa…

Koliler dağıtılmadan önce kadraj netleştiriliyorsa…

Orada durup düşünmek gerekir.

Ramazan, gösterişi incelten bir aydır. Nefsi küçültmesi gereken bir zaman dilimidir. Fakat bazen görüyoruz ki; sofralar sadeleşirken egolar büyüyebiliyor. Yer sofrasına oturmak mütevazılık değildir; mütevazı olabilmektir asıl mesele.

Bir eve misafir olmak kolaydır.

O evde gerçekten misafir kalabilmek zordur.

Çünkü misafirlik; üstünlük hissiyle değil, eşitlik duygusuyla olur. Fotoğrafla değil, mahcubiyetle anlam kazanır. Bir annenin mutfağına girdiğinizde, onun eksikliğini teşhir........

© Milat