menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Risale-i Nur'u okumadan hüküm vermek

14 0
20.07.2026

Son zamanlarda sosyal medyada dikkat çeken bir tablo var. Sanki görünmez bir el aynı düğmeye basmış gibi, Risale-i Nur Külliyatı'na yönelik peş peşe ithamlar dolaşıma sokuluyor. Kimi zaman bu saldırılar, FETÖ üzerinden kurulmaya çalışılan bir irtibatla meşrulaştırılmak isteniyor; hatta öyle bir hava oluşturuluyor ki, güya terör örgütüyle mücadele etmek için Risale-i Nur'a ve Nur Talebelerine de cephe almak gerekiyormuş gibi bir algı oluşturuluyor.

Hâlbuki adaletin en temel prensiplerinden biri şudur: Bir şahsın fiiliyle bir fikri, bir grubun suistimaliyle bir eseri mahkûm edemezsiniz. Bir eserin değeri, onu istismar edenlerin niyetleriyle değil; kendi muhtevasıyla ölçülür.

Tarih bunun sayısız misaliyle doludur. İnsanlık elektriği kullanırken onu keşfedenin dinini, ırkını veya milliyetini sorgulamaz. Bir ilacın Allah'ın izniyle şifaya vesile olduğunu gördüğünde, onu geliştiren bilim insanının dünya görüşüne bakarak o ilacı reddetmez. Çünkü nimet nerede bulunursa bulunsun hakikatte onu ihsan eden Allah'tır; insan ise ancak o nimete vesile olabilir.

Öyleyse ilim ve fikir eserlerine de aynı insafla yaklaşmak gerekir.

Bir eser hakkında hüküm vermeden önce yapılması gereken ilk şey onu okumaktır. Hele ki yaklaşık bir asırdır milyonlarca insan tarafından okunan, onlarca dile çevrilen ve dünyanın farklı kıtalarında insanların imanına, ahlâkına ve düşünce dünyasına katkı sunan bir külliyat söz konusuysa...

Risale-i Nur'u baştan sona önyargısız bir nazarla okuyan herkes görecektir ki bu........

© Milat